YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4376
KARAR NO : 2023/10010
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/393 Esas, 2023/279 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/235 Esas, 2022/303 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, … ilçesi, … köyü 149 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1.253,47 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece teklif edilen bedelin düşük olduğunu, dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olmadığını, kamulaştırmadan arta kalan 726,01 m² için talepleri olmamasına rağmen, talep aşılarak karar verildiğini, emsal taşınmazın doğru alınmadığını, emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 4 kata imarlı olduğunu, kamulaştırma nedeniyle imar durumunun değiştiğini, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın en kötü ihtimalle aynı özellikte olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ve somut emsal olarak alınan taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastral parseller olduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, dolayısıyla bilirkişi raporunda da bu yönde değerlendirme yapılması doğru olduğu gibi dava konusu parselin somut emsale yakın mesafede bulunup, bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle, emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığını, belirlenen 447,00TL/m² birim fiyatının aynı bölgeden Dairemize daha evvel yansıyan dosyalardaki m² fiyatlarıyla uyumlu olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide C harfi ile gösterilen kısım bakımından yapılan değerlendirmede ise 726,01 m² büyüklüğündeki alanın kamulaştırma işlemi neticesinde iki yol arasında kaldığı, her ne kadar taşınmaza ait imar planında anılan kısmın park alanında kaldığı tespit edilmişse de, artık parselin iki yol arasında kalması nedeniyle fiilen kullanılma olanağının ortadan kalktığı ve proje bütünlüğü de gözetildiğinde taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ile C harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacı idare adına tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Daireye intikal eden ve denetimden geçen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen 726,01 m²lik kısmının, yüzölçümü, geometrik durumu, korkuluklarla çevrili iki yol arasında kalması ve ağaç dikilerek yeşillendirilmiş olması nedeniyle, davacı idare adına tesciline karar verilerek bedeline hükmedilmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.