YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11668
KARAR NO : 2014/556
KARAR TARİHİ : 14.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2011 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında verilen 22.01.2003 gün, 2002/329-2003/50 sayılı kararın bir kısım sanıklar ve katılan ….. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı TCY’nın yürürlüğe girmesi üzerine sanıklar hakkında ayrı ayrı dosyadaki belgeler incelenerek verilen 28.7.2005 günlü ek kararlarla önceki hükmün aynen infazına karar verildiği, bu kararlarda başvurulacak yasa yolu açıklanırken, “itirazı olanaklı” denmesiyle yetinildiği, başvuru süresi, sürenin başlangıcı, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmediği;
Sanık …’in bulunduğu …..Cezaevi Müdürlüğü aracılığı ile …Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği 26.12.2005 tarihli “dosyanın bir üst Mahkemede tekrar incelenmesi” istemini içeren dilekçe;
Sanık ….’nın 26.12.2005 tarihli …8.Asliye Ceza Mahkemesine gönderdiği yeni TCK’dan yararlanmak istediğini belirttiği dilekçe itiraz niteliğinde değerlendirilerek, …1.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2006 gün, 2006/11 müt. sayılı kararıyla anılan sanıkların itirazının kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, duruşma açılarak yargılama yapılmasına karar verildiği;
Mahkemece bu sanıklar için iadei muhakeme talebinin CMK’nun 311/1. maddesine göre kabule şayan görülmesine denilerek duruşma açıldığı, bu arada sanık ……’ın 22.3.2006 tarihli ve sanık ….’nın ise 05.05.2006 tarihli dilekçeleri verdikleri ve Mahkemece uyarlama yargılamasına dahil edildikleri ve 13.6.2006 tarihli ek kararın verildiği ve bu karara karşı katılan vekilinin temyiz yasa yoluna başvurduğu;
Dairemizin 18.11.2008 ve 13.04.2010 tarihli geri gönderme kararlarıyla 28.7.2005 günlü ek kararların sanıklar ve katılan vekiline tebliği sağlanmış ve her hangi bir başvuruda bulunulmamıştır.
Yanlışlığın sonradan anlaşılması genel olarak yargılama sırasında elde olunamayan delil veya vakıaların ortaya çıkması ile mümkün olacaktır. Kanun yoluna başvurabilen kimselerin yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmaları mümkündür. CMK 311/1-f deki hal dışında süre aranmaz. Yargılamanın yenilenmesi başvurusunda bu delillerin kanuni nedenleri ve bunların dayanağı deliller gösterilmelidir.
Yasanın bu normu dikkate alındığında CMK’nun 311.maddesinin yasal koşullarından söz edilmesi olanaksızdır.
Sonradan yürürlüğe giren lehe hükümler nedeniyle kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin yeniden ele alınarak lehe olan yasanın belirlenmesinde uygulanacak yöntem 5252 sayılı Kanunun 9/1.maddesi ile düzenlenmiştir. Mahkemelerin kararlarına karşı itiraz sadece Yasada açıkça gösterilen hallerde mümkün olduğu ve uyarlama Yargısı sonunda verilen bu tür kararların da hüküm niteliğinde olduklarından 1412 sayılı CMUK’nun 305.maddesindeki istisnalar dışında da bulunduğu dikkate alındığında;
İster duruşmalı yargılamada, isterse evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili, verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir. 5271 sayılı CMK.nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı açıktır.
Bu nedenle …Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2006 gün, 2006/11 müt.sayılı kararı hukuki değerden yoksun olup bundan sonraki işlemler ise yok hükmünde olduğundan, sanık …’in 28.07.2005 tarihli ek karara yönelik temyiz davasını açma iradesini gösteren dilekçesi, katılan …. vekilinin 26.06.2006 günlü dilekçesi ile sanık …’nın 26.12.2005 tarihli, sanık …’nın 05.05.2006 tarihli, sanık …’ın 22.03.2006 tarihli dilekçeleri ile ilgili görüş bildiren ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14.1.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.