Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2011/16816 E. 2014/2120 K. 13.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16816
KARAR NO : 2014/2120
KARAR TARİHİ : 13.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanıklar hakkında yakınan …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik, 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince, hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE,

II-Sanıklar hakkında yakınan …’e yönelik hırsızlık ve sanık … hakkında yakınan …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık … hakkında, “tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle 5231 sayılı Yasanın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008
./..

gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı, açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14 maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Yakınan …’e yönelik eylemin, yakınanın aracından 150 litre yakıtın, sanıkların aracının deposuna aktarılmasıyla tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından,

Her iki yakınana ait kamyonların, yakıt depo kapaklarının kırılarak gerçekleştirilen eylemlerin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, hükme etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmalarını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin …c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, dosyadaki bilgilerden ödeme gücü bulunmadığı anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “220,00 ‘şer TL savunman ücretinin yargılama giderleri olarak sanıklardan tahsiline” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında yakınan …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Sanığın, yakınanın sokak üzerine park ettiği kamyonunun yakıt depo kapağının kilidini kırarak hırsızlığa kalkıştığının kabul edilip anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması,

2-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren değişiklikler karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.