Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2011/20825 E. 2014/9161 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20825
KARAR NO : 2014/9161
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Memura direnmek, Başkasına ait kimlik kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 20.09.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Olay günü tanıkla yakınan yolda yürürken, sanıklardan …’ın yakınanı göğsünden iteklediği, yakınanın dengesini kaybedip düşeceği esnada diğer sanık …’ın da arkadan sarılıp cebindeki 6500 TL’yi alıp kaçtıkları, paranın alındığını fark eden tanık ile yakınanın bağırarak sanıkları kovaladıkları, o sırada polislerin de sanıkları kovaladıkları, ancak 22.11.2006 tarihli tutanağa göre bir ara kaybettikleri, sonra tekrardan buldukları sırada sanık …’ın elindeki bıçağı sağa sola sallayıp, polislere direndiği ve sonunda etkisiz hale getirilerek yakalandığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.

Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;

Sanıkların yağma eylemini silahla işlemediklerinin anlaşılması karşısında, haklarında 149/1-c maddesi yanında aynı Yasanın 149/1-a maddesinden de uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamış,

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-Kasten işlemiş olduğu suçlar için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanık …’ın mükerrirliğine esas alınabilecek olan mahkumiyet hükümlerinin bir kısmında yaş küçüklüğü nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 55/3. maddesinin uygulanmış olması, bir mahkumiyet hükmünün kesin olması ve bir mahkumiyet hükmünün de ceza kararnamesi olması sebebiyle karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müşkereken ve müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK’nın 53. ve sanık … hakkında 58. maddenin uygulanmasına ile yargılama giderlerine” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suçlar için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına ve yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.