Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2011/23521 E. 2014/9900 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23521
KARAR NO : 2014/9900
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık …’ın kolluk görevlileri tarafından yakalandığında adının Mehmet Arslan olarak tanıtıp kimlik bilgilerini vererek hakkında olay, yakalama, savcı görüşme ve gözaltına alma tutanağı, üst arama tutanağı düzenlettirdiği, emniyette şüphe üzerine şahsın Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünce yapılan parmak izi araştırmasında gerçek isminin … olduğu tespit edildiği görülmekle, Mehmet Arslan’ın gerçek kişi olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre, adı geçen kişinin gerçek kişi olduğu saptandığı takdirde hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 267/1. maddesine uyan suçu oluşturacağı; adı geçen kişinin gerçek kişi olmadığı saptandığı takdirde ise hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 206/1. maddesine uyan suçu oluşturacağından sanık … hakkında, bu maddeler uyarınca zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık … ve sanık … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik suçu nedeniyle 5237 Sayılı TCK 204/1 maddesinin iki kez uygulanması istemi ile iddianame düzenlendiği, mahkemece söz konusu suç zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilerek 5237 Sayılı TCK’nın 43. madde uyarınca tek suç üzerinden artırım yapılarak hüküm kurulmuş olmasında, suçun hukuki niteliği değişmediği gibi sanık aleyhine bir sonuç doğurmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK.nın 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, sanığın, sahte araç trafik ve tescil belgesi ile plaka kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sahte belgeler ve plakanın farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp, suçun aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle sanıkların güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliğinin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.