Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2011/5006 E. 2014/2053 K. 13.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5006
KARAR NO : 2014/2053
KARAR TARİHİ : 13.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanıklar hakkında yakınan …’e yönelik hırsızlık, mala zarar verme; sanık … hakkında yakınan …’e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,

Sanık …’nin mala zarar verme suçları yönünden uzlaşmayı kabul etmediği, uzlaşmanın aynı zamanda zararın giderilmesi konusunu da kapsadığı, sanığın dosya kapsamına göre her iki yakınanın zararını karşılama girişimi ve iradesi de göstermediğinden hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,

Sanık …’nin adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar …, …’nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,

II- Sanıklar …, … hakkında yakınanlar …’e …, …, …’e yönelik hırsızlık; sanık … hakkında yakınan …’e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile Üst Cumhuriyet Savcısının sadece belirtilen yakınanlara yönelik hırsızlık suçundan yaptığı temyiz başvurusunun incelenmesine gelince,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Yakınanların denize girmek için sahil yoluna gelip, soyunarak geldikleri araçlarına giysilerini ayrı ayrı katlayarak bıraktıkları, sanıkların ise aracın camını kırıp, her bir yakınanın pantolon ceplerini karıştırıp, yakınan Murat’ın 500 TL, 500 Euro parasını, yakınan …’in cep telefonunu, yakınan …’ın cep telefonunu ve 45 TL parasını, yakınan …’in cep telefonunu, 40 TL parasını çaldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların sahilde denize giren insanları bildikleri, sahile yakın yerde duran aracın içindeki giysilerin ayrı ayrı şekilde konulduğunu da görmeleri nedeniyle; aldıkları eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduklarından; her bir yakınana karşı hırsızlık suçundan cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanık …’nin yakınan …’e yönelik mala zarar verme suçu için, yüklenen eylemin 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

3-Sanık …’nin adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.