YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13888
KARAR NO : 2015/42293
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2009
NUMARASI : 2007/23 (E) ve 2009/129 (K)
SUÇLAR : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, tehdit (yağmadan dönüşen)
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : İade-Red-Onama-Bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık A.. E..’nun temyiz itirazının incelenmesinde:
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nın 231/12.maddesi gereğince itiraz yolu açık olup, temyizi olanaklı bulunmadığı ve aynı Yasanın 264.maddesi gereği yasa yolu ile merciinde yanılma, başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından; sanık A.. E..’nun itiraz niteliğindeki istemini incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmek üzere dosyanın bu yönden incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE;
II- Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının incelenmesinde:
19.02.2009 tarihinde verilen kararı, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 310/3.maddesinde öngörülen yasal bir aylık temyiz süresinin dolmasından sonra 06.04.2009 tarihinde temyiz eden Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin aynı Kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE;
III-Sanık O.. B.. hakkında hukuki alacağı tahsil için yağma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik savunmanının temyiz itirazının incelenmesinde:
Yakınan A.. U..’ın avukat huzurundaki 08.01.2007 tarihli kolluk ifadesi ile 09.01.2007 günü C. Savcılığında alınan beyanında özetle, “Altı ay kadar önce sanık A.. E..’ndan 28.500.-TL tutarında inşaat malzemesi satın aldığını, borcunun 10.000.-TL’lik kısmını ödediğini, kalanını ise işlerinin iyi gitmemesi nedeniyle eline para geçtikçe verdiğini, geciken ödemeler nedeniyle sanık Ahmet’in telefon açıp sık sık alacağını isteyip tehdit ettiğini, son aşamada ‘Samsun’dan mafya tuttum. Ben alacağımı almasını bilirim, bundan sonra seninle başkaları muhatap olacak’ dediğini, devamında devreye daha önce tanımadığı ve görmediği aralarında herhangi bir borç-alacak ilişkisi olmayan sanık O.. B..’ın girip, 2 ay kadar öncesinden başlayarak cep telefonuna tehdit mesajları çekip, ardından da 05.01.2007, 06.01.2007 ve 08.01.2007 tarihlerinde işyerine gelerek 500.-TL para hazırlamasını istediğini, bu amaçla telefonla da arayarak tehdit ettiğini” iddia edip ileri sürdüğü,
Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/89 soruşturma 2007/19 esas sayılı iddianamesinde; “Olay tarihinden 2 ay kadar öncesinde şüphelilerden O… F…’in 0 54…. numaralı cep telefonu hattından şikayetçinin 0 54…… numaralı hattına değişik zamanlarda ‘Seni bulacağım, ben seni bulmadan sen beni bul, son 48 saatin var. Sen beni tanımıyon, yakında tanışacağız’, ‘Oraya birlikte gideriz. Beni tahrik etme, senin suyun bitmiş. Çok yakında görüşecez. Kendine o zamana kadar iyi bak. Bana bir daha mesaj yazma. Görüşelim tatlım, canım’, ‘Beni ara, telefona bakmıyorsun. Canımı sıkma’ şeklinde tehdit içerikli mesajlar gönderdiği, en son 08.01.2007 tarihinde üzerinde ruhsatsız tabancası da olduğu halde şikayetçinin F… S… Mahallesi S… Caddesi’nde bulunan ‘Bizden Elektronik’ isimli işyerine saat 14:30 sularında gelerek diğer şüpheli Ahmet’in alacağını almak maksadıyla para istediği, olayın emniyet görevlilerince haber alınması üzerine polis memurlarının şikayetçinin işyerine giderek şüpheliyi yakaladıkları, ayrıca şüphelinin işyeri içerisinde oturmakta olduğu kanepenin altına sakladığı ruhsatsız tabancayı ele geçirdikleri, her ne kadar şüpheli O.. F..’in şikayetçiyi tanıdığını, daha önceden verdiği 600 TL borcu istemek için şikayetçinin işyerine gittiğini, herhangi bir tehdit sözü söylemediğini, işyerinde ele geçirilen tabanca ve mermilerin kendisine ait olmadığını belirtip suçlamayı kabul etmemiş ise de, şikayetçinin beyanına göre şüpheli O… F..’le olay öncesinde hiçbir tanışıklığı olmadığı, esasen şüphelinin şikayetçiye çektiği cep telefonu mesajındaki ‘Sen beni tanımıyon, yakında tanışacağız’ ibarelerinden de şüpheli ile şikayetçinin olay öncesinde herhangi bir tanışıklığı olmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla şüpheli O.. F..’in şikayetçiye verdiği borcu istemek için işyerinde bulunduğu savunmasının inandırıcı olmadığı, diğer şüpheli.
Ahmet’in ifadesinde de alacağını şikayetçiden istemesi için O.. B..’a ricada bulunduğunu belirttiği…” şeklinde olayın ifade edildiğinin anlaşılması karşısında; bilindiği üzere yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nın 148.maddesinde düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 149.maddesinde bu suçun nitelikli, 150.maddesinde de daha az cezayı gerektiren basit haline yer verilmiştir. Hal böyle olunca;
Delillerin değerlendirilmesi ve takdiri ile kamu davasına bakma yetki ve görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, bilindiği üzere görev konusunun da kamu düzenine ilişkin olup öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, sanık O.. B.. savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.