YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15594
KARAR NO : 2015/38841
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tehdit, Konut dokunulmazlığını bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Oluş ve dosya içeriğine göre, 10.03.2007 tarihinde saat 05:30 sularında 155 polis imdat hattını arayan ve ismini… olarak beyan eden kişinin ….Otel karşısında darp edildiğini belirtmesi üzerine olay yerine giden polis ekiplerinin, yakınan ….’ı kaldırımda oturur şekilde görüp ne olduğunu sorduklarında, adı geçen yakınanın “….isimli kişinin kendisini darp edip, beyaz bir araçla kaçtığını” belirttiği ve 100 metre kadar ötedeki aracı göstermesi üzerine takibe alınan aracın yakalanamadığı, yakınanın hastaneye sevki nedeniyle ilk başta ifadesinin alınamadığı, .. Otel çevresinde yapılan araştırmada 1 adet boş av tüfeği kovanı ile otoya ait cam kırıklarının bulunduğunun belirtildiği,
Yakınan…’ın kollukta alınan ifadesinde özetle, “Saat 05:00 sularında sesler üzerine uyandığında sanık …un kendisine tüfek uzatmış şekilde, kalk lan anasını sinkaf ettiğimin çocuğu, arabaya getirmeye gideceğim, param yok, sen bu alemde koşturuyorsun, bana da bakacak ve para vereceksin, ben cezaevinden yeni çıktım, param yok, hepinizin ….. koyacağım şeklinde sözler sarfedip, sanıkların kendisini darp ederek, tavana ateş edip, evden çıkarıp zorla götürdüklerini, giderken aracına zarar verdiklerini, .. Otel yakınında bulunan sanık…’a ait evin bahçesinde tekrar darp eden sanıkların üzerinde bulunan 375 TL parayı alıp, ardından 2 el ateş ederek ayrıldıklarını” söylediği,
Sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmeyip, yakınanların bulunduğu eve hiç girmediklerini, olayın özü itibarıyla kavgadan ibaret olduğunu beyan ettikleri,
Yakınanların ve tanık olarak dinlenen ….’ın aşamalardaki beyanlarının, gerek kendi içinde, gerekse birbirleriyle çeliştiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından;
1-) Suç tarihinde yakınan … ve sanık … tarafından kullanılan telefon hattı numaraları tespit edilip, TIB’e müzekkere yazılarak, atılı suç tarihinden bir ay öncesini ve sonrasını kapsayacak şekilde görüşme kayıtları getirtilerek, sanık ve adı geçen yakınan arasında atılı suç tarihi öncesinde görüşme olup olmadığı, yakınanın eşi … “kocasının telefonunun da alındığını” söylediğinden, yakınana ait telefonun atılı suç tarihinden sonra kullanılıp kullanılmadığı ve kullanılmışsa kim ya da kimler tarafından kullanıldığı tespit edilip,
2-) Sanıkların savunmalarında geçtiği haliyle, yakınanların atılı suç tarihinden sonra araçlarında tüfek ve/veya silah bulunup bulunmadığı, bu konuda yapılmış bir işlem olup olmadığı, bulunması halinde olay yerinden elde edilen kovanın bu tüfekten atılıp atılmadığı belirlenip,
3-) …. Otel ve çevresinde kamera kaydı bulunup bulunmadığı ve sanıkların olay öncesinde yakınanlarla aynı mekanda eğlenip eğlenmediği araştırılıp,
4-) 10.03.2008 tarihli görgü tespit tutanağında imzaları bulunan tutanak mümzileri tanık olarak dinlenip, yakınanların evinin duvar ve tavanındaki izlerin yeni olup olmadığı sorularak, gereğinde sanık …’un savunmasında geçtiği haliyle … isimli kişinin açık kimlik bilgileri tespit edildikten sonra duruşmada tanık olarak dinlenerek, bu izlerin nasıl gerçekleştiği konusunda beyanı saptanıp,
5-) Olay sırasında evde olduğu belirtilen yakınan …’in nişanlısının açık kimlik bilgileri tespit edilerek duruşmada tanık olarak dinlenip,
Olaya ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra, sanıkların fiilinin hukuki vasfının tayin ve takdiri gerekirken, aşamalardaki suçun inkarına yönelik ısrarlı savunmalarına karşın olayın oluşuna dair çelişkili anlatımda bulunan tanık ve yakınanların hangi anlatımlarına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı da karar yerinde denetime olanak verecek şekilde gösterilip tartışılmadan, genel ifadelerle geçişler sağlayıp, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
II-)UYAP sisteminden alınan sanık …’a ait nüfus kaydına göre, hükümden sonra 28.05.2011 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nın 64.maddesinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
III-) Kabule ve uygulamaya göre de;
1-) UYAP’tan yapılan sorgulamada suç tarihinde güneşin saat 05:56’da doğduğu, gece sayılan zaman diliminin saat 04:56’da bittiği, yakınanların soruşturma aşamasında, “Olay tarihinde gece uyudukları sırada, saat 05:00 sularında sanıkların eve geldiklerini” beyan ettikleri, yakınan …’ın kolluk beyanına göre, sanık ..’un evin içinde bulundukları sırada para istemek suretiyle yağma iradesini ortaya koyup, yağma fiilinin icra hareketine başladığı, 5237 sayılı TCK’da yağma suçunun konutta işlenmesinin aynı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrası (d) bendine göre suçun nitelikli halini oluşturan öğelerinden olduğu ve somut olayda yağma suçunun birden fazla kişiyle, silahla ve konutta işlendiğinin anlaşılması karşısında;
– 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a) ve (c) bendinin yanında (d) bendinin uygulanması gerektiğinin ve sanıklar hakkında ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulamayacağının gözetilmemesi,
– Eylemin 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde gerçekleştiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde gösterilip tartışılmadan, aynı Yasanın 149/1. maddesinin (h) bendi ile uygulama yapılması,
2-) Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanıklar … hakkında, tekerrüre esas alınan … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/94-225 sayılı ilamında birden fazla suçtan mahkumiyetin bulunduğu ve bu hükümlülüklerden ağır olanının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
4-) TC. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretlerinin yeterli mali güçleri olmayan sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …. savunmanları ile sanıklar ….’ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 04.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.