YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15910
KARAR NO : 2015/46448
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık .. hakkında, mağdurlar … ve …’a yönelik yağma suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mağdurların kaldığı çadıra gelerek, mağdur …’nın ziynet eşyası, mağdur…’ın ise küçükbaş hayvan, tüfek ve cep telefonunun alınması sırasında, mağdurların elleri bağlanarak hürriyetlerinin sınırlandığı dikkate alındığında, eylemin 765 sayılı TCK’nın 499/1. maddesine uyduğu; bu durumda 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’ya göre eylemin yağma suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 109/2-3-a-b maddelerinde öngörülen kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu da oluşturduğu gözetilerek, bu suçtan da bir uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas veKarar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …. savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik yağma suçundan kurulan beraat, sanıklar … ve… hakkında, mağdurlar … ve …’a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet, mağdur …’e yönelik yağma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluş ve dosya kapsamına göre; mağdur …’ten, silah zoruyla ziynet eşyası alındığı halde; sanıklar …, … ve … hakkında, adı geçen mağdura yönelik olayda, yağma suçundan mahkumiyetleri yerine, yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
2-Sanıklar … ve …, mağdurlar … ve …’a yönelik yağma olayına doğrudan katıldıkları halde, haklarında TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesi ile uygulama yapılması,
3-Mağdurların kaldığı çadıra gelerek, mağdurlar … ve …’nin ziynet eşyasını, mağdur ….ın ise küçükbaş hayvan, tüfek ve cep telefonunu alan sanıkların, mağdurların ellerini bağlayarak hürriyetlerini sınırladıkları da dikkate alındığında, eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 499/1. maddesine uyduğu; bu durumda 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’ya göre eylemin yağma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 109/2-3-a-b maddelerinde öngörülen kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu da oluşturduğu gözetilerek, atılı suçtan da bir uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.