YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18276
KARAR NO : 2015/38516
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan sanığa Mahkemenin istemi üzerine zorunlu savunman olarak Av. ….’nin atandığı; sanık ve savunmanının hazır bulunmadığı 01.05.2003 günlü oturumda sanık hakkında, hırsızlık suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği ve bu cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelendiği; gerekçeli kararın, sanık ….’ya tebliğe çıkarıldığı, ancak tespit edilen adresinde bulunamadığı ve ikinci adres olarak tebligatın gönderildiği, Kartal Cezaevinden tahliye olduğu anlaşıldığından iade edildiği; sanığın adresinin, “…., No:…” olduğunun tutanak ile tespit olunduğu, anılan kararın 08.11.2003 tarihinde belirtilen adreste sanığın kardeşi …’ya polis memuru tarafından tebliğ edildiği, …’nun sanık ile aynı çatı altında yaşayıp yaşamadığı ve Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebligatı almak için aranan koşullara sahip olup olmadığının tebliğ tebellüğ tutanağı içeriğinden anlaşılmadığı, savunmana yapılması zorunlu olan tebligatın usulsüz olarak sanığa yapıldığı ve bu şekilde kararın 17.11.2003 tarihinde kesinleştirildiği, … Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2012 gün ve 2006/308 sayılı yazısı ile anılan kararın TCK’nın 51/7. maddesi gereğince aynen infazı için ihbarda bulunulduğu, Mahkemenin 27.02.2012 günlü ek kararı ile “Kararın usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği, bu nedenle aynen infazına karar verilemeyeceği, önceki hükmün yeniden kurularak sanık ve savunmanına tebliğinin sağlanmasının gerektiği” gerekçesi ile sanığın, hırsızlık suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu cezanın da 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelendiğinin anlaşılması karşısında; Mahkemenin, 27.02.2012 günlü ek kararı yok hükmünde kabul edilerek ve sanık savunmanının temyizinin 01.05.2003 tarihli karara yöneldiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 495/1, 55/3. maddesinde düzenlenen yağma suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 149/1-c, 31/3. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımının, karar tarihi olan 01.05.2003 tarihi ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.