Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/200 E. 2014/12515 K. 10.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/200
KARAR NO : 2014/12515
KARAR TARİHİ : 10.06.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

II-İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 31/2. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının, hüküm tarihi ile inceleme tarihi arasında geçtiği ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığının anlaşılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-) 18.07.2008 tarihli tutanak içeriğine göre, suç tarihinde geceleyin saat 01:25 sularında ring görevini ifa eden polis ekiplerinin, yakınanın büfesine bir şahsın hırsızlık amacıyla girdiği anonsu üzerine olay yerine gittikleri sırada, büfeden elinde poşetle çıkıp kendilerini görüp kaçmaya başlayan sanığı yakaladıkları, poşet içinde adı geçen büfeden alınan 1 adet kaşar peyniri ve 4 adet salamın olduğu, sanığın yapılan üst aramasında başkaca suç unsuruna rastlanmadığının belirtildiği,

Aynı gün saat 07:10 sularında büfesine gelen yakınanın hırsızlık yapıldığını anlayıp, karakola müraat ettiği ve işyerinde yaptığı kontrolde 1 adet kaşar peyniri ve 4 adet salamın yanında, yazar kasada bulunan 20-30 TL kadar bozuk paranın da alınmış olduğunu tespit ettiğini, kaşar peyniri ve salamları karakolda teslim aldığını beyan ettiği,

Sanığın duruşmada alınan savunmasında ise, büfeden 1 adet kaşar peyniri ve 4 adet salam aldığını ancak para almadığını, olay günü üzerinde bulunan paranın kendisine ait olduğunu beyan ettiği,

Yakınanın iddiası ile sanık savunması bu haliyle dikkate alındığında, öncelikle hırsızlık eyleminin hangi aşamada kaldığının duraksaya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekmektedir.

Hal böyle olunca;

18.07.2008 tarihli tutanakta imzaları bulunan tutanak mümzileri duruşmada tanık olarak dinlenerek, olaydan sonra yapılan üst aramasında sanığın üzerinden para

./..

çıkıp çıkmadığı, çıkmışsa miktarı ve sanık tarafından ne şekilde açıklandığı, yakınana büfeden alındığını belirttiği paranın müracatı sonrasında iade edilip edilmediği sorulduktan sonra; sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulama olanağının takdir ve değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-) Farik mümeyyizlik raporu için harcaması zorunlu kamu masrafının, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.