YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26899
KARAR NO : 2014/22000
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık …’in temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 116/1.maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunun, 527/1 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Sanığın 26.02.2010 günlü savunmasında yakınanın maddi zarar talep etmesi halinde zararını karşılamak istediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığa yakınanın zararını gidermesi için makul bir süre verilmesi, yakınanın kabul etmemesi durumunda paranın bir yere depo ettirilerek sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağı tanınmaması,
3-Mahkemece 5271 sayılı Yasanın 150/2. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.