Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/3080 E. 2015/40447 K. 07.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3080
KARAR NO : 2015/40447
KARAR TARİHİ : 07.05.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 22.11.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

1…Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2004 tarih, 2003/451 Esas ve 2004/329 Karar sayılı hükümlülük kararının hükümlü .. yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan kararın aynı dosyada sanık olan …., …, …, … ve … yönünden temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2005 tarihli yazısı ile dosyanın iade edildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2005 tarihli talep yazısı ile hükümlü … hakkında kesinleşen kararın uyarlamasının talep edildiği, hükümlü … hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre haklarında yargılama süren sanıklar .., …, …, … ve … hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca adı geçen hükümlü hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
2-Yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, iş yerinde, silah kullanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bendlerinin yanı sıra (d) ve (h) bendleri ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2.fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek sanıklar .., …, …, … ve …’un cezalarından indirim yapılması,
4-Sanıklar …, …, …, … ve …’un TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
5-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar …, …, …, … savunmanları, hükümlü … ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlü … yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 07.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.