Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/3087 E. 2014/18426 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3087
KARAR NO : 2014/18426
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.’nın 142/2-b, 145, 62, 53, 63.maddeleri gereğince 10 ay hapis, 106/2-a, 62/1, 53, 63.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 08/12/2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık savunmanının temyiz itirazının incelenmesinde;
01.03.2007 tarihli kararın sanığın yüzünde, savunmanın yokluğunda verildiğine göre, aynı kararın yeniden, savunmana tebliğe çıkarılması ile yeni bir temyiz yolu ve süresinin başlatılamayacağı da gözönüne alındığında, yasal süresinden sonra 04.04.2007 günü temyiz başvurusunda bulunan sanık … savunmanının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-) Oluş ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanığın gişe kuyruğunda beklemekte olan yakınanın elinde bulunan 20 TL parayı ve boynundaki atkısını çekip aldığı ve cebinden çıkardığı bıçağı sallayarak üzerime gelmeyin diyerek kaçtığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) Kabule göre; 5237 sayılı TCK.nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması ve bu maddenin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç olarak fazla cezaya hükmolunması,

3-) Sanığın .. 12.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/1326 Esas 2003/462 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58 maddesinin uygulanmaması,
4-) TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
5-) 13/12/2006 tarih 26375 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 1. fıkrasında, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiş olup, vekilin Mahkemenin istemi üzerine Baro tarafından atanması nedeniyle katılan ile vekili arasında vekalet ilişkisinin bulunmadığı, zorunlu vekillik ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakla, katılan yararına vekalet ücretine hükmolunmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … … vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.