YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10283
KARAR NO : 2014/22637
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler sanıklar … ve … savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan sanık …’ın, 23.06.2014 ve 01.12.2014 tarihli dilekçeleriyle kararın onanması talep edilmişse de, 01.04.2011 tarihinde kendisine tebliğ edilen karar hakkında yasa yoluna başvurmadığı anlaşıldığından “onama istemli” dilekçelerinin, temyizden vazgeçme olarak değerlendirilmediği; ayrıca sanıklar … ve … ile savunmanlarının temyiz isteğinin, yakınan sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına da yöneldiği belirlenerek yapılan incelemede:
Süresinden sonra olan ve ayrıca hükmolunan cezanın miktarına göre, sanıklar … ve … savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Yakınan sanık … hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar … ve … ile savunmanlarının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında yakınan sanık …’a karşı işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında yakınan sanık …’a karşı işlediği nitelikli yağma suçu; sanık … hakkında yakınan sanık …’a karşı işlediği nitelikli yaralama suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamından ve yakınan sanık …’ın beyanlarından anlaşıldığı üzere suç tarihinden önce taraflar arasında husumet bulunduğu belirlenmekle; yakınanın ehliyetinin, başka bir silahlı kavga olayı nedeniyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/3738 numaralı soruşturması devam etmekteyken sanık …
Şerif’in amcası…hastaneye yakın yerdeki büfesinde ele geçtiğinin bildirilmesi, sanık …’ın 24.03.2010 gününde Mardin Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde ve kovuşturma aşamasında 21.09.2010 günlü oturumda olay yerinde bulunmadığını beyan etmesi, yine sanık … savunmanı tarafından 21.03.2011 havale tarihli dilekçesinde olay yerinde bulunan güvenlik kameralarından görüntü temin edilebileceğinin belirtilmesi karşısında; anılan soruşturma neticesinde dava açılıp açılmadığı, yağma olayının olduğu gün sanık …’ın otomobilinde ailesinden eşi …’dan başka hangi kişiler olduğu, olay yerinin hastaneye yakın olması gözönüne alınarak hastane veya yakın bir işyerinden olayla ilgili güvenlik kamerası görüntülerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre; tespit edilirse bu kişilerle birlikte tanık Abdurrahim Hasar da dinlendikten, ilgili dava dosyası ve olayla ilgili kamera kayıtları getirtildikten sonra yapılacak değerlendirmeye göre, sanıklar Mehmet Şerif ve Abdülhalim’in hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.