YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11870
KARAR NO : 2015/45691
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
Tebliğname No : 6 – 2011/239232
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/04/2011
NUMARASI : 2010/389 (E) ve 2011/130 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılan ile olay tarihinde bir süre önce arkadaşlık yapıp sonrasında ayrılan sanığın, katılanı sürekli olarak arayıp yeniden arkadaş olmak istediği, olaydan bir gün evvel İstanbul’a gelip katılanı arayarak ısrarla görüşmek istediğini söyleyen sanık ile katılanın olay günü bir simit sarayında buluşup konuşmaya başladıkları, sanığın tekrar birlikte olma teklifini kabul etmeyen katılanın konuşma esnasında telefonunun çalması üzerine, sanığın “Kapat şu telefonu” diyerek katılanın elindeki telefonu çekip aldığı, katılanın telefonunu geri vermesini istemesine rağmen, sanığın “Telefonu gelip kendin alacaksın, ben seni arayacağım” diyerek telefonu iade etmediği ve katılan ile sanığın konuşmalarına devam ettikleri, konuşma sırasında katılanı kendisiyle gelmesi konusunda ikna etmeye çalışan sanığın, bu amaçla cebinden iki tane mermi çıkararak katılana gösterip “Gelmezsen bu mermilerden birini sana sıkarım, birini de kendime sıkarım” diyerek mermileri tekrar cebine koyduğu, katılanın “Telefonumu vermezsen seni şikayet edeceğim” diyerek masadan kalkıp dışarı çıktığı, sanığın da katılanın peşinden gittiği, katılanın yolda bir tanıdığı ile konuştuğunu gören sanığın, katılanın telefonu ile birlikte olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; sanığın telefonu almaktaki amacı ve bu bağlamda yararlanma kastı bulunup bulunmadığının tespiti yönünden, suça konu cep telefonunun suç tarihinden sonra kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise kimler tarafından kullanıldığı ve bunun sanıkla irtibatı araştırılıp, sonucuna göre sanığın suç teşkil eden eylemindeki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- TCK’nın 53.maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. T.. savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.