YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11983
KARAR NO : 2015/42057
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Tanık … .. Cumhuriyet Başsavcılığına giderek 27.02.2008 tarihinde verdiği ifadesinde, “Sanığın üvey kardeşi olduğunu, sanığın çevreye karşı işlemiş olduğu hırsızlık, başkasından zorla para almaya çalışma, huzur ve sükunu bozma ve benzeri suçları nedeniyle bu eylemlere maruz kalan kişilerin tepkisi ile karşı karşıya kaldığını, tanımadığı bir çok insanın sanığın kardeşi olması nedeniyle yanına gelerek kendisinden hesap sorduğunu, bu kişilerin tehditvari eylemlerine maruz kaldığını, daha önce şikayete gelmekten üşendiyse de sanığın kendisinden zorla para aldığını, sanığın bu eylemleri ile ne şekilde mücadele edeceğini bilmediğini, defalarca babası ve üvey kardeşleri tarafından sanığın şikayet edildiğini ancak ıslahı yönünde hiçbir tedbirin alınmadığını” ifade ettiği,
Aynı tarihte Cumhuriyet Başsavcığına müracaatta bulunan 01.01.1997 doğumlu tanık .., 01.01.1994 doğumlu tanık … ve 01.01.1993 doğumlu .., “Sanığın ağbeyleri olduğunu, daha önce kendilerine ve komşularına karşı huzur ve sükunu bozucu yöndeki eylemleri nedeniyle sanıktan şikayetçi olduklarını, 27.02.2008 günü saat:04.00’de evde uyudukları sırada sanığın eve gelip gürültü çıkarması nedeniyle uyandıklarını, sanığın elindeki bıçak ile babalarından zorla para istediğini gördüklerini, evdeki yatakları alt üst edip evde para aradığını, kendilerini ve babalarını dövüp dışarı çıkardığını” beyan ettikleri,
Yakınan 12.01.2010 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında, “Sanığın oğlu olduğunu ve çalışmadığını, devamlı kendisinden para i stediğini, yaklaşık 2 yıl önce geceleyin evde uyuduğu sırada gelerek para aramaya başladığını, para bulamayınca elinde bulunan bıçağı boğazına dayayıp para istediğini, üzerini arayıp hacca gitmek için biriktirdiği bin TL’sini aldığını ve evden ayrıldığını” söylediği;
Sanığın ise tüm aşamalarda, suçu işlemediğini savunduğu; yakınan ve tanıkların mahkeme aşamasında dinlenmediklerinin anlaşılması karşısında; iddia ve savunmanın birbiri karşısında birini diğerine üstün kılan nedenlerin belirlenebilmesi için yakınanın ayrıntılı beyanının saptanıp, tanıklar …. …. ve .. görgüye dayalı, tanık ….’in ise bu olaya ilişkin beyanları tespit edilip sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdirinin gerektiği dikkate alınmadan, eksik inceleme ile yetinilip yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Kabule görede;
a)Yağma suçunun, silahla, konutta ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (h) bentlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b-) TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 16.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.