Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/12310 E. 2015/41052 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12310
KARAR NO : 2015/41052
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

Tebliğname No : 6 – 2012/159019
MAHKEMESİ : Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/05/2006
NUMARASI : 2004/119 (E) ve 2006/95 (K)
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2008 ve 27/03/2013 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık H.. Y..’in 10.03.1970, sanık S.. K..’ın 01.05.1964, sanık Ç.. K..’ın 19.08.1966 ve sanık E.. K..’ın 14.08.1981 olan doğum tarihlerinin tam olarak gerekçeli karar başlığına nüfus kaydına uygun olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı eksiklik kabul edilmiştir.

I- Sanık Ç.. K.., E.. K.. ve S.. K.. hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, cezaların yerine getirilmesi (infaz) aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

Yağma suçunun sanıklar tarafından geceleyin aynı anda ve eylem bütünlüğü içerisinde el ve işbirliğiyle hareket edilmek suretiyle silahla işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (c) ve (h) bendinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz, oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- 5237 sayılı TCK’nda erteli ağır para (adli para) cezalarının aynen veya kısmen infazına ilişkin hüküm bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar E.. K.. ve S.. K.. hakkında yazılı biçimde karar verilmesi,

2- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Ç.. K.., E.. K.. ve S.. K.. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanıklar E.. K.. ve S.. K.. hakkında kurulan hükümdeki “erteli para cezalarının aynen infazına” ilişkin bölümün çıkarıltılmasına ve hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müştereken ve müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık H.. Y.. hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık H.. Y.., yakınan K. G. (1979 doğumlu)’ ye araç sattığı ve yakınandan borca karşılık 3.700,00 YTL senet aldığı, ancak yakınanın bu borcu ödememesi nedeniyle, senedi sanıklar Ç.. K.., E.. K.. ve S.K.aracılığı ile tehdit etmek suretiyle tahsil etmeye çalıştığının anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı Yasanın 308/2.maddesindeki ihkakı hak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, kanuna aykırı ise de; oluşa göre, sanık H.. Y..’ in eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 308/2. maddesindeki ihkakı hak suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2.maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 150/1, 106/2-a,c, 66/1-e, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2.maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 16.09.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. Y.. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.