YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29647
KARAR NO : 2014/14991
KARAR TARİHİ : 10.07.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, suç işlemek için örgüt kurma, üye olma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, genel güvenliği tehlikeye sokma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında suç işlemek için kurulan örgütte yönetici olma, …’ye yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yakınan…’e yönelik tehdit suçlarından, sanık … hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, …’ye yönelik yagma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yakınan…’e yönelik tehdit suçlarından, sanık … hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve yakınan …’e yönelik tehdit, sanık … hakkında ise suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine, “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma ve … ve …’e yönelik tehdit, … hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma, yakınanlar … ve …’e yönelik tehdit ve 6136 sayılı yasala muhalefet suçları ile sanıklar … ve … hakkında yakınanlar … ve …’e yönelik tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-…’ın kurşunlanması ve … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçları ile ilgili olarak;
a-Yakınan …’a ait…’ın 26.12.2005 günü kurşulandığı, bekçi olarak çalışan …’in olayın sabah 07:00 cevarında olduğunu, içerdeyken 5-6 el silah sesi duyduğunda dışarı çıktığını, içinde kaç kişi olduğunu görmediği bir aracın hızla uzaklaştığını söylediği, yakınan …’ın ise olayı bekçi …’den 07:10’da öğrendiğini beyan ettiği, kolluk görevlilerinin tutanaklarına göre de olayın 07:00 civarında bildirildiği, dosya içerisindeki işyeri kurşunlanması ile ilgili sanıklar arasındaki görüşmenin 04:31’de …’a verilen talimat ile başlayıp 04:45’de yine …’a olaydan sonra gitmesi gereken yerin söylenmesi ile bittiği, konuşmaların saati ile kurşun atma sayısı ve peşlerinde polis olduğuna dair konuşma içeriğinin tanığın anlatımı ile tam olarak örtüşmediğinin anlaşılması karşısında, öncelikle iletişimi tespit edilen telefonların olay günü olan 28.12.2005 tarihinde kullanıldığı baz istasyonlarının tespiti ile tanığın olayın oluşuna dair yeniden anlatımı saptanıp olay saati ve gerçekleşme şeklindeki duraksamalar giderildikten sonra sanıkların hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi,
b-Sanık … hakkındaki, yakınan …’ın işyerinin kurşunlanmasından sonra olay yerinden elde edilen boş kovanların niteliğinden ve tapelere göre de silahı … kullandığından dolayı 6136 sayılı yasaya muhalefet ettiğinden bahisle dava açılıp bu eyleme dayanılarak hakkında hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında yukarıda (1-a) bendinde belirtilen bozma nedenine göre araştırma yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c-Kabule göre de;
Yakınanın işyerinin kurşunlanması şeklinde gerçekleşen eylemin silahlı tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturacağı gözetilerek, TCY’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, TCY’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Yakınanlar … ve …’e yönelik eylem ile ilgili olarak;
Oluş, dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre 13.01.2006 tarihinde öldürülen…’in, … ile birlikte hareket ederek diğer yakınan …’un yönlendirmesi ile … Kimya Ltd. Şirketine ortak olmaya karar verdiği, ancak yakınanlara yönelik şirketin bankalara borcu olduğu, …ve …’in şirketin işlerini …’un yönetmesi sebebi ile borçtan …’u sorumlu gördükleri bu sebeple … ve … ile yakınanlar arasında husumet doğduğu, olay günü ise …’in …, … ve … ile birlikte şirkete gidip banka borçlarını …ve …’in ödemesini söylediği, yakınanların olumsuz cevap vermesi üzerine …’in adamlarından birinin pardesüsünün altından kaleşnikof tüfeği yakınanlara gösterdiği,…’ın ise koltuklara doğru bir el ateş edip “banka işi çözülmezse yatırdığımız paralar boşa gidecek ondan sonra allah herkesin işini rast getirsin” dediği olayda;
Sanıkların yakınanlara yönelik ayrı ayrı eylemleri olmadığı, yakınanların birlikte bulunduğu ortamda tek bir fiille birden çok yakınanı tehdit etmeleri şeklindeki eylemleri hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Yasanın TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı kanunun 106/2-a,c,d maddesi uyarınca iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …,…, … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 10.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.