Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/32581 E. 2014/11411 K. 04.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32581
KARAR NO : 2014/11411
KARAR TARİHİ : 04.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış hırsızlık suçundan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı gibi erteleme hükümleri değerlendirilirken, ileride suç işlemekten çekineceği kanaatine varılmadığından uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Sanığın, yakınanlar… ve …’a yönelik eylemleri açısından: kilitlenmek suretiyle koruma altına alınarak sokak üzerinde park halinde bırakılan araçların, “adet veya tahsis ya da kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya” niteliği bulunmadığından, 5237 sayılı TCK’nn 142/1-b maddesi yerine, aynı Yasa’nın 142-1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından; sanığın, yakınan…..’a yönelik eylemi açısından, yakınanın, “aracının kapılarını kilitlediğini söylemesi”; sanığın kolluk ifadesinde “aracın kapısını neyle ve nasıl açtığını bilmediğini” beyan etmesi; Görgü Tespit Tutanağı ile Suç Yeri Araştırma ve İnceleme Raporunda”, sol ön kapı ile sağ ön kapının hafif şekilde açık olduğu, kilit yuvalarında zorlama izi olmadığının belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyup uymadığının tartışılmaması; yukarıda açıklandığı üzere kilitlenmek suretiyle koruma altına alınıp sokak üzerinde park halinde bırakılan araçtan hırsızlık, TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu halde, yakınanın aracının kilitli kapısını zorlamak suretiyle açarak hırsızlık suçunu işlediği
. kabul edilerek TCK’nın 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin … maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, dosyadan yeterli mali geliri olmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, “220,YTL savunman ücretinin yargılama giderleri olarak sanıktan tahsiline” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle,eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi