YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/34889
KARAR NO : 2016/6654
KARAR TARİHİ : 17.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. Madde İle Görevli)
SUÇ : Yağma ( 6136 sayılı Yasaya aykırılık, tefecilik)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2013 kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1-2. maddesi “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” ve aynı Kanun’un 21/2. maddesi “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adres olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Somut olayda, katılan …’ın yokluğunda verilen hükmün bildirdiği son adresi olan “/…” adresine tebliğ edildiği ve dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle Dairemizin 19.06.2013 tarihli kararı ile bahsedilen eksikliğin giderilmesi amacıyla dosyanın iade edildiği, yerel mahkemece katılan …’ın son adresi olan “Narlıkuyu Sit. 12.Blok No:12 Merkez/…” adresine tebligat yapıldığı ve katılanın adreste ismen tanınmaması sebebiyle tebligatın iade edildiği, iade üzerine bu kez aynı adrese gerekçeli kararın Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 04/09/2013 ve 21/10/2013 tarihlerinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; 11/01/2011 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanununda yapılan değişiklikler de gözetilerek katılanın yokluğunda verilen hükmün tebliği için bilinen son adresine tebligat yapılması gerektiği, 7201 sayılı Tebligat Kanun’unun 10. maddesine 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu itibarla katılanın adresine 01/03/2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usülüne uygun olmadığı da gözetilerek, katılanın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine (mernis adresi) gerekçeli karar tebliği ile buna ilişkin tebliğ evrakı ile birlikte vermesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve gerekli görülürse ek tebliğname de düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.11.2016 günü oybirliği ile karar verildi.