YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/35517
KARAR NO : 2014/9485
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar … ve … savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; sanık … ve savunmanı duruşma gününden usulen haberder edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazerette bildirmedikleri anlaşılmakla, adı geçen sanık yönünden duruşmasız; sanık … yönünden tayin edilen günde duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü.
I- Sanıklar hakkında yakınan …’a yönelen eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında yakınan …’e yönelen eylemleri nedeni ile kurulan hükümlerin incelenmesine gelince,
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık … hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde edilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi halinde şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir. İade veya tazmin hususunun gerçekleşmesi fail tarafından suçun kabul edildiği anlamına da gelmez, yeter ki failin iadeyi serbest iradesiyle gerçekleştirdiği sabit olsun. Fail ya da ortağı iade veya tazmini doğrudan mağdura yapabilecekleri gibi, mağdura ulaştırması muhtemel kişiler aracılığıyla da yapılması olanaklıdır.
Somut olayda; sanıkların yakınanı darp edip cebindeki 50 TL’yi aldıkları ancak yakınanın cebinde başka parası kalmadığını ve hiç olmazsa bir kısmının verilmesini istemesi üzerine sanıkların aldıkları paradan 20 TL’yi iade ettikleri, ayrıca kalan 30 TL’nin de iddianame kabul edildikten sonra yakınan adına havale edildiğinin ileri sürülüp buna ait belgenin de dosyaya sunulduğu, ancak yakınanın bu ikinci ödemeyi almadığını ileri sürmesi karşısında, sanıkların kalan miktarın da geri verilmesi yönündeki iradelerinin tespiti açısından öncelikle anılan havalenin gerçek olup olmadığı, yakınana teslim edilip edilmediği ve/veya teslim edilemediyse bunun nedeni araştırılıp saptandıktan sonra sonucuna göre sanıklar haklarında 5237 sayılı Yasanın 168.maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık … savunmanı Av….’in duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … hakkında yağma suçu yönüyle duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak
BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 07.05.2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.