YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6769
KARAR NO : 2015/40009
KARAR TARİHİ : 27.04.2015
Tebliğname No : 6 – 2011/181680
MAHKEMESİ : Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/02/2011
NUMARASI : 2010/295 (E) ve 2011/15 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
UYAP’tan alınan adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıka kaydının bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyedin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmamış ise yağma suçu oluşmayacaktır.
Hal böyle olunca; Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın olay günü parkta oturan yakınanın yanına gelip sohbet ettiği, sonrasında yakınandan ihtiyacı olduğunu belirterek para istediği, yakınanın “ Param yok.” diye cevap vermesi üzerine, sanığın elini yakınanın cebine atarak cüzdanında bulunan tüm parayı alması şeklinde gelişen eylemde, yağma suçunda aranan cebir ve tehdit unsurlarını içermediği dikkate alınarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle, suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşülmesi,
2- Kabule göre de;
a- Geceleyin işlenen eylemle iligili olarak, TCK’nın 149/1. maddesinin (h) bendi yerine, (c) bendinin yazılması,
b- Rızai iadenin bulunmaması nedeniyle etkin pişmanlık şartlarının gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile cezadan indirim yapılması,
3- T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin yeterli ödeme gücü olmayan sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. T.. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlere isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.