Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/8118 E. 2015/41419 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8118
KARAR NO : 2015/41419
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

Tebliğname No : 6 – 2011/208153
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2011
NUMARASI : 2006/151 (E) ve 2011/24 (K)
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık S.. A.. savunmanı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;

Sanık S.. A..’a gönderilen duruşma gününü bildiren davetiyeye, “tebliğ imkansızlığı nedeniyle iade” şerhi düşülerek Dairemize iade döndüğü; sanık S.. A.. savunmanı Av. A.. E..’un ise duruşma gününden usulen haberdar edildiği halde duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda, dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

Sanık S.. A.. hakkında müştekilere karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden suç duyurusunda bulunulmasına karar veren mahkemece, sanık F.. O. A. hakkında, S. ile birlikte müşteki N.’yı eve kapatarak, diğer müştekiyi kaldığı otelden 500 dolar daha para alarak vermesi halinde arkadaşını serbest bırakacaklarını ve pasaportlarını vereceklerini söylemek suretiyle, evden çıkartıp otele kadar götürmeleri şeklinde gerçekleşen olay ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden işlem yapılması olanaklı görülmüş,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Oluşa ve dosya içeriğine göre uzun zamandan beri suçun işlendiği evde sanık Serdar ile birlikte yaşayan F.’nin, suç işlendiği sırada evde olduğu, S.’ın cebir ve silah tehdidi ile müştekilerin para, telefon ve pasaportlarını almasından sonra onunla birlikte müşteki G.’yı “Otelde paran vardır. 500 dolar getir arkadaşını ve seni serbest bırakalım, pasaportlarınızı verelim, polise gidersen pasaportlarınızı yırtarız, sınırdışı edilirsiniz” diye tehdit ederek kaldığı otele götürdükleri, müştekinin otelden çıkmaması üzerine N.’yı alıkoydukları eve geri dönerek onun telefonu ile paranın akıbetini sordurdukları, polise şikayet edildiklerini öğrenmeleri üzerine S.ın, N.’yı evden çıkartarak kaldığı otele yakın bir yerde serbest bıraktığı, F.’nin başından beri, her iki yakınana yönelik yağma suçlarında S. ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği olayda TCK’nın 37/1. maddesinin yollaması ile TCK’nın 149/1-a-c-d-h (iki kez) maddelerine uygun silahla, birden fazla kişi ile birlikte, konutta ve geceleyin yağma suçlarının sabit olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılması,

2- Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık S.ın, yağma suçlarını silahla, birden fazla kişi ile birlikte, konutta ve geceleyin işlemesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,

3- Sanık S.’ın, soruşturma evresinde müştekilerin cep telefonlarını ve pasaportlarını tanık Ö. eliyle bir kafeye teslim ederek, otel görevlisi aracılığıyla müştekilere iadesini sağlaması, yağmalanan paraların iade edilmemesi karşısında müştekilere TCK’nın 168/4. maddesi gereğince kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına rızalarının olup olmadığı sorulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,

4- T.C. Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıktan, yargılandığı suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar S.. A.. ve F. O. A.savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 15/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.