Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/10075 E. 2017/5275 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10075
KARAR NO : 2017/5275
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık … savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık … savunmanının hükmedilen ceza miktarına göre olanaklı bulunmayan ve yasal süresi geçtikten sonra yapılan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 318. maddesi uyarınca REDDİNE;

08.03.1996 doğumlu sanık …’nun 18 yaşını doldurmadığı gözetilmeden duruşmaların kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması, giderilme olanağı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak;

1-) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan ve/veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,

2-) Mağdurdan yağmalanan cep telefonunun sanığın babası tanık Murat Palaoğlu tarafından sanık …’nun sattığı yerden alınarak 04.05.2013 günü polis merkezine teslim edildiği, polis tarafından aynı gün mağdura iadesinin sağladığı

olayda, mağdurun uğradığı zararın soruşturma aşamasında giderildiği gözetilmeden, TCK’nın 168/3-1. maddesi gereğince 1/3’den fazla indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3-) Sanıklar … ve …’nun mağdur …’in yanına geldikleri, sanık …’in mağdurun bileğini bükerek mağdurun cebine koyduğu cep telefonunu aldığı, sanıkların cep telefonunu birlikte elden çıkardıkları olayda, sanık …’ın olayın başından beri diğer sanık … ile el ve iş birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde hakimiyetini sürdürdüğü dikkate alındığında, hakkında TCK’nun 37. maddesi yerine aynı yasanın 39. maddesiyle uygulama yapılması,

4-) Suçun sanıklar … ve … tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yerine 148. maddesi ile uygulama yapılması,

5-) TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 168/3. maddesinin 31/3. maddesinden önce uygulanması,

6-) Mahkemece 5271 sayılı Yasanın 150. maddesi uyarınca sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak CMK’nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.