Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/11166 E. 2017/4752 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11166
KARAR NO : 2017/4752
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık … savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/07/2014 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hükmedilen cezanın miktarına göre olanaklı olmayan ve süresinden sonra; sanık … savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE,

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1)09/09/2008 tarihli celsede Cumhuriyet Savcısından soruşturmanın genişletilmesine yönelik taleplere ilişkin mütalaası sorulup ara karar verildikten sonra; hazır olan sanıklar savunmanlarına söz verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 216. maddesine muhalefet edilmesi;

2) Kabule göre de;

a) Yağma eyleminin işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCKnın 149/1. maddesinin (c) bendi yanı sıra (d) bendine de yer verilerek uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) Sanıklar … ve … hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın doğal sonucu olan TCK’nın 53. maddesine ilişkin hüküm tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi CMK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.