Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/12910 E. 2014/21031 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12910
KARAR NO : 2014/21031
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Kartal 4.Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/07/2014 tarih ve 2014/6-136- Esas, 2014/347 sayılı kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Kartal 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2010 tarih, 2010/94 Esas ve 2010/553 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve …’ın 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b, 53.maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verildiği ve kararın Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 15.08.2012 tarih, 2012/5214 Esas ve 2012/14649 Karar sayılı ilamı ile temyiz istemlerinin reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği;

Adalet Bakanlığının 27.05.2013 tarihli yazılı bildirimi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2013 tarihli yazısı ile “Sanıkların eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından, 5237 sayılı TCK’nın 35.maddesinin uygulanmamasında isabet görülmediği” gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 02.07.2013 tarih, 2013/19882 Esas ve 2013/15486 Karar sayılı kararı ile “5237 sayılı TCK’nın 35/2.maddesinde düzenlenen “teşebbüs” nedeniyle indirim yapılıp yapılmamasının takdire dayalı bir konu olduğu ve takdir hakkına giren konularda kanun yararına bozma istenemeyeceği” gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2013 tarihli yazısı ile iş bu karara itirazı üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 17.12.2013 tarih, 2013/34914 Esas ve 2013/25346 Karar sayılı kararı ile “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi konusunda esastan bir karar verilmesi istemi usul ve yasaya uygun görülerek itirazın bu yönden kabulüne karar verilip kanun yararına bozma isteminin reddine ilişkin 02.07.2013 tarih, 2013/19882 Esas ve 2013/15486 Karar sayılı ilamın kaldırılmasına karar verilerek, kanun yararına bozma istemi esastan incelenip ‘sanıkların eyleminin tamamlanmış hırsızlık suçu olarak kabulünün yerinde olduğu’ gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309/1-2. maddeleri uyarınca reddine” karar verildiği;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2014 tarihli yazısı ile iş bu karara itirazı üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 24.02.2014 tarih, 2014/2593 Esas ve 2014/2857 Karar sayılı kararı ile “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilerek, dosyanın itiraz konusunda bir karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine” karar verildiği;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2014 tarih, 2014/6-136 Esas ve 2014/347 Karar sayılı kararı ile “Sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiğinden eylemin tamamlandığının kabulüne ilişkin temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen yerel mahkeme hükmüne karşı yapılan kanun yararına bozma isteminin Özel Dairece reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 17.12.2013 gün ve 2013/34914 Esas ve 2013/25346 sayılı kanun yararına bozma talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin kabulü ile Kartal 4.Asliye Ceza Mahkemesinin (İstanbul Anadolu 16.Asliye Ceza Mahkemesi) 09.06.2010 gün ve 94-553 sayılı hükmünün CMK’nın 309/3.maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına, belirtilen hukuka aykırılığın giderilmesiyle ilgili olarak 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesindeki yetkiye istinaden karar verilmesi için dosyanın Yargıtay 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine” karar verildiğinin anlaşılması karşısında;

5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin (İstanbul Anadolu 16.Asliye Ceza Mahkemesi) 09.06.2010 tarih, 2010/94 Esas ve 2010/553 Karar sayılı ilamın hüküm fıkrasına “Sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına; eylemin kalkışma aşamasında kalmış olması nedeniyle cezalarından TCK’nın 35/2.maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılarak sanıkların 9’ar ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına” cümlesinin yazılmasına, hükümdeki diğer bölümlerin korunmasına, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.