YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14586
KARAR NO : 2017/6240
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma, Hürriyetten Yoksun Bırakma, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdur …’in ticari aracına müşteri olarak binip … ilçesine girmeden yolda aracı durduran hükümlünün silahla mağduru araçtan indirip, ağaca iple bağlayıp, ticari araç ile ayrılıp sonradan aracı terk ettiği olayda, hükümlünün mağdur …’e yönelik eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 499/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a, 109/2-3-a maddeleri kapsamında kaldığı değerlendirilerek buna göre 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesince lehe yasanın saptanarak uygulanması gerektiği gözetilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Mağdur …’a ait zorla alınan bileziklerin hükümlü …’in yer göstermesi ile soruşturma aşamasında mağdura iade edildiği olayda, 5237 sayılı TCK’nın 168/3-1. cümlesinin uygulanma koşullarının değerlendirme dışı bırakılması,
3-6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; ceza yasalarının zaman bakımından uygulanmasına ilişkin kurallar yürürlükten kalkan 765 sayılı TCK’nın 2. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesinde benzer biçimde düzenlenmiştir.
Her iki maddede geçmişe etkin uygulamada,lehe olan yasa maddesinin belirlenmesine ilişkin 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi hükmü, 23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı birlikte değerlendirildiğinde,
Somut olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hiç bir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmalı ve uygulama ile ortaya çıkan sonuçların denetlenebilir şekilde karşılaştırılması gerekir.
Suç tarihi 10.02.1983 olan olayda; hükümlü hakkında 13.11.1984 günlü, 1983/41 esas ve 1984/133 karar sayılı karar ile; 6136 sayılı yasanın 2249 sayılı yasa ile değişik 13, 2305 sayılı yasanın ek 2, 765 sayılı TCK’nın 59. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis, 3.750.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararı, 2305 sayılı yasanın ek 2. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle ve 2790 sayılı yasa gözönünde bulundurularak 10.09.1986 tarihli ek karar ile sonuç ceza 10 ay hapis, 2.500.-TL ağır para cezası şeklinde verilen ve kesinleşen (infaza esas) karar ile ilgili, 01.06.2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı yasaya göre, 6136 sayılı yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52, 53 maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 500.-TL adli para cezasında tedbire hükmedildiği, 6136 sayılı yasaya muhalefet suçunun hapis cezasının yanı sıra para cezasını da öngördüğü, 765 ve 5237 sayılı yasaların 6136 sayılı yasaya göre öngörülen hapis cezaları yönünden aralarında bir farkındalık yoksa da para cezaları miktarı bakımından birbirinden farklıdır. Ayrıca adli para cezalarının alt sınırının 450.-TL den az olamayacağına ilişkin 5252 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesinde adli para cezasının alt sınır 450.- TL adli para cezasına yükseltilmiş olup 01.01.2005 tarihinden sonra işlenen suçlarda bu miktarın esas alınacağı dikkate alındığında, 5237 sayılı yasaya göre 6136 sayılı yasanın 13/1. maddesine göre tayin olacak adli para cezası daha ağır olduğu gibi ayrıca hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna da yer verileceği dikkate alındığında,765 sayılı yasanın daha lehte olduğu açıkça anlaşılıp sanık lehine getirilen 5335 sayılı yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca 1 yeni Türk Lirası altında kalan tutarın atılacağı gözetilerek uygulama yapılması düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Gerekçeli karar başlığında suç adının “6136 sayılı yasanın 13/5. maddesine aykırılık” olarak gösterilmesi,
5- Kabule göre de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.