YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15309
KARAR NO : 2015/38613
KARAR TARİHİ : 10.03.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre; yakınan…’nün soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, “…. civarında lakabını .. olarak bildiği … ve görse tanıyabileceği iki kişi ile karşılaştığını, …’un ‘krize girdiğini, mal alması gerektiğini’ söyleyerek para istediğini, korktuğu için cebinde bulunan 3 TL’yi verdiğini, ‘Sende daha para var’ diyerek arka cebinde bulunan cüzdanı içerisindeki 180 TL’nin 70 TL’sini alıp uzaklaştıklarını, bir müddet sonra geri gelip kalan parayı da aldıklarını” beyan etmesi üzerine yakalanan sanık …’un ifadesinde, “..’la birlikte işyerine giderken …’le selamlaşıp sohbet etmeye başladıklarını, ‘krizde olduğunu, mal almak için para ihtiyacı olduğunu’ söyleyerek …’ten 14 TL para aldığını, …’un da ‘Bana da bir güzellik yap’ diyerek …’ten para istediğini, onun da rızası ile 20 TL verdiğini” belirttiği; sanık …’un aşamalarda alınan ifadelerinde, “…’i tanımadığını ve suçlamayı kabul etmediğini” söylediği; yakınan…’nün, 06.03.2014 havale tarihli dilekçesinde, “Zararının, …’ın babası tarafından karşılandığını” bildirdiği; Mahkemenin, “Suçlamayı tamamen inkar ettiği ve etkin pişmanlık duyarak zararı karşılama ya da bu yöndeki iradesini somut davranışlarla ortaya koyma gayretinde olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verdiği anlaşılmıştır.
Kişi suç işledikten sonra pişmanlık gösterebilir, ancak durumu suçun işlenmesinden önceki hale döndüremez. Ancak gerçekleştirdiği haksızlığı mümkün oldukça ortadan kaldırabilir. Kanun koyucu bu hali öngörmüş ve TCK.nın 168.maddesindeki yasa normuna yer vermiştir.
Bu Bağlamda;
Suç tamamlandıktan sonra faiilin pişman olması durumunda, suç sonunda elde edilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi halinde, şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp, söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir.
Burada suçun fail tarafından inkarı değil, suç sonunda elde olunanın serbest irade ile iadesi söz konusudur. Fail veya ortağı, iade veya tazmini doğrudan mağdura yapacakları gibi mağdura ulaşması muhtemel kişiler aracılığı ile de yapabilirler. Yasada, sanığın pişmanlığının etkin bir yansıma olarak ortaya çıkmış olması aranmaktadır.
Yakınanın zararını gideren, sanık …’ın babasından, sanık … veya onun adına yakınlarının, mağdurun suçtan kaynaklanan zararı giderme iradelerini yansıtan herhangi bir davranışı ortaya koyup koymadıkları ve/veya ödemede bir katılımları olup olmadığı da belirlendikten sonra sonucuna göre, TCK’nın 168. maddesinin uygulama koşullarının taktiri gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ve soyut değerlendirmeler ile yetinilip, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.