YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7503
KARAR NO : 2014/10231
KARAR TARİHİ : 15.05.2014
Nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’in yargılanması sonucunda; nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-h, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a-b, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin … . Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2011 tarih, 2005/116 Esas ve 2011/143 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2013 tarih ve 2013/140692 sayılı tebliğnamesi ile hükmün bozulmasına karar verilmesinin talep edildiği, Dairemizin 05.03.2014 tarih, 2013/24237 Esas ve 2014/3792 sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 gün ve KD-2013/140692 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 gün ve KD- 2013/140692 itiraz sayılı yazılarında özetle;
“Sanık …’in eyleminin katılandan hap alarak kendisini araçta bekleyen diğer sanıklara göstermekten ibaret olduğu, bunun dışında üzerine atılı suçların icra hareketlerinin gerçekleştirilmesi sırasında olay yerinde dahi bulunmadığı, sanık hakkında iddianamede 765 sayılı TCK.nın 65/3, esas hakkında mütaalada ise 5237 sayılı TCK.nın 39.maddesinin uygulanmasının talep edildiği, sanığın yargılamanın sonuna kadar yardım eden olarak sorumlu gösterildiği suçlardan doğrudan fail olarak cezalandırılabileceğinden haberdar edilmemesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, bu sebeple sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 39.maddesinin uygulanmaması için 5271 CMK.nın 226.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak ek savnuma verilmesinin zorunlu olduğu, sanığa ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulduğundan Dairemizin 05.03.2014 gün, 2013/24237 Esas ve 2014/3792 sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına” karar verilmesi istenilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde 17.03.2005 tarihli iddianamede tüm sanıkların 765 sayılı TCK’nın 179/2- 3-son, 497/1, 522, 71, 31, 33; sanık …’in 65/3. maddelerinden hüküm kurulmasının istenildiği, esas hakkındaki mütalaada ise tüm sanıkların 5237 sayılı TCK.nın 149/1-a-e-h, 53, 109/2-3, a, b, 53; sanık … hakkında TCK.nın 39.maddesi delaletiyle, 5237 sayılı TCK.nın 149/1-a-h, 62, 53. maddelerine göre 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 109/3-a-b, 62. maddelerine göre 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hakkında TCK.nın 39. maddesinin uygulanmaması ihtimaline göre, 5271 sayılı CMK.nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah olunduğu üzere;
1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2)Dairemizin 05.03.2014 gün, 2013/24237 Esas ve 2014/3792 karar sayılı düzeltilerek onama ilamının sanık … yönünden KALDIRILMASINA, ilamın diğer yönlerinin aynen KORUNMASINA,
3)Sanık … hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından açılan kamu davasında, iddianamede 765 sayılı TCK.nın 65/3. maddesi delaletiyle 179/2-3-son, 497/1, 522, 71, 31, 33. maddelerine göre, esas hakkındaki mütalaada 5237 sayılı TCK.nın 7/2, 39.maddesi delaletiyle 149/1-a-h, 53, 109/2-3, a, b, 53, 63. maddelerine göre cezalandırılmasının istenildiği, mahkemenin 5237 sayılı TCK.nın 39. maddesinin uygulanmama ihtimaline göre sanığa 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı vermeden hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olduğundan … Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2011 tarih, 2005/116 Esas ve 2011/143 Karar sayılı kararının sanık … yönünden itiraza uygun olarak BOZULMASINA, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.