Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/770 E. 2014/7665 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/770
KARAR NO : 2014/7665
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … savunmanı sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmü 02.07.2013 günlü dilekçe ile yasal süre içerisinde temyiz etmiş, ancak sanığın tutuklu olarak bulunduğu cezaevinden gönderdiği 09.07.2013 günlü dilekçesinde “…cezamın kendi isteğimle temyiz hakkımı kullanmıyarak kesinleşmesi ve onaylanmasını istiyorum.” şeklindeki beyanı ile hükmün temyizinden vazgeçtiği, her ne kadar 21.10.2013 tarihli dilekçesinde temyizden vazgeçme dilekçesinin iptali yönünde istemde bulunmuş ise de, temyizden vazgeçmeden caymanın mümkün olmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK.nun 266/1. maddesi uyarınca vazgeçme nedeniyle dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE;
Sanık … savunmanı tarafından 02.07.2013 günlü kararın süresi içinde 04.07.2013’de temyiz edildiği, kayden 17.11.1997 doğumlu olan sanık …’un tutuklu olarak bulunduğu cezaevinden gönderdiği 03.07.2013 tarihli dilekçesinde “…ben cezamı onaylatmak istiyorum, ben dosyamın Yargıtay’a gitmesini istemiyorum, bir an önce cezamın onaylanıp…” ifade etmiş ise de, bu dilekçenin verildiği tarihte halen on sekiz yaşından küçük olduğu dikkate alındığında; 5271 sayılı CMK’nın 266. maddesinin 3. fıkrasındaki “150. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile savunmanının iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır.” hükmü gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar … ve …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyada mevcut 13.02.2013 tarih 10:30 saatli Yakalama-Rızaen Teslim ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı ile 13.02.2013 tarih 11:35 saatli Tespit Tutanağı içeriğine göre, sanık …’un saat 10:15’de diğer sanıklar … ve …’ün gözaltında bulunduğu karakola gelerek, katılandan yağmaladıkları suça konu telefonun kendisinde olduğunu ve rızaen teslim etmek istediğini söyleyip polislere vererek katılana iadenin sağlandığı, katılanın 16.05.2013 tarihli oturumda, olay sırasında cep telefonu ve parası, cüzdanı ve kartlarının alındığını, telefonunun karakolda polisler tarafından verildiğini, diğerlerinin verilmediğini, kısmi iade sebebiyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediğini açıkca beyan ettiği, 11.06.2013 tarihli oturumda ise, sanık …’ın ailesinin bir önceki oturumdan sonra tüm zararını karşıladığını, bu yüzden hiçbir sanıktan şikayetçi olmadığını ve mahkumiyetleri halinde haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatı olduğunu söylediğinin anlaşılması karşısında; zararın kovuşturma aşamasında giderildiği yönündeki mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 168/2-3. maddesinin 31/3. maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, 01.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.