Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/8607 E. 2017/6355 K. 20.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8607
KARAR NO : 2017/6355
KARAR TARİHİ : 20.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda topladığı deliller kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterlilikte bir şüphe oluşturuyorsa dava açar. Dava, mahkemeye verilen iddianameyle açılır.

İddianamede, suçun neden ibaret bulunduğu, dava doğrusu yüklenen eylem ve/veya eylemlerin neler olduğu açıklanmalıdır. Mahkeme hangi eylemden dolayı yargılama yaptığını,

Sanığında hangi suçtan yargılandığını duraksamasız bilmesi gerekir.

Esas olan iddianame maddeleri sevk maddeleri olmayıp, iddianamede olayın anlatım biçimi (metni)dir. Dava olup olmadığı sevk maddelerine göre değil eylemin anlatış biçimine göre belirlenir. Bir olayın anlatımında diğerine yer vermesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez.

Hangi sanığın hangi mağdura karşı ve nasıl suç ve/veya suçlar işlediği açıklanıp, yasal unsurları gösterilerek sanık lehe ve aleyhine delillere yer verilmeli, belirsizlik taşımamalıdır. İddianame bu yönden belirsiz ve/veya duraksamalar taşıyorsa bu durumda iddianamenin iade ile bu yönden yeniden düzenlenmesi sağlanmalıdır. Bu sanığın savunmasına hazırlanması açısından da önemlidir.
CMK’nın 170. maddesinde öngörülen unsurlar eksik ise mahkeme aynı Yasanın174. maddesine göre süresi içinde iddianameyi iade eder.
CMK’nın 174. maddesine göre işlem yapılmamış iddianame mahkemece açıkça ve/veya zımni kabul edilmiş ve yargılamada CMK’nın 170. maddesine göre aykırı hal saptanırsa bununda yeni bir iddianame düzenlenerek giderilmesinin sağlanması gerekir. Çünkü iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir eylemden yargılama yapılması ve hüküm kurulması kanunun özüne aykırıdır. Örneğin sanığın suç teşkil eden haksız fiilleri hem nitelikli yağma hemde nitelikli yaralama ve hürriyeti sınırlama suçlarına vücut veriyorsa, bu durumda dava konusu yapılacak her bir suç teşkil eden haksız fiil ile ilgili eylemler bağımsız olarak açıklanması ve uygulanacak hüküm ile normların gösterilmesi gerekir. Yani bir olayın açıklanması sırasında başka olaydan bahsedilmesi bu yönde dava açıldığını göstermeyecektir.

Yağma suçu mal varlığına karşı istenen suçtur. Bu suçta fail, zilliyetin taşınabilir bir halini cebir ve tehdit kullanarak faydalanma kastı ile almaktadır. Bu cebir ve tehdit malın alınması ile nedensellik bağı vardır. Yağma suçu çok hareketli bir suçtur. Amaç hareket eşyayı alma, araç hareket cebir ve tehdittir. Yağma suçunun basit hali TCK’nın 148. maddesinde; nitelikli hali ise 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinde düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 150/1.maddesi ise kişinin hukuki alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde tehdit veya kasten yaralamaya ilişkin hükümlerin uygulanacağını vaaz eder ve yağma suçunun daha hafif halini düzenlemektedir.

5237 sayılı TCK.nın 109/1.maddesi bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu düzenler; aynı maddenin 2.fıkrası suçun cebir, tehdit veya kullanılması halinden doğan ağırlaştırılmış halini; yine 3.fıkrası da aynı suçun diğer ağırlaştırıcı hallerini düzenler.

Somut olaya gelince;

15/05/2012 gün, 2012/20400 Esas- 2012/1684 sayılı iddianamede; yakınan …’a yönelik işlendiği iddia olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109/1-2-3-b, 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yürütülen yargılaması sonucunda sanıklar …, … ve …’ün yakınan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı TCK.nın 109/2,109/3-b,29, 62.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK.nın 231/5.maddesi uyarınca haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Ancak;

Anılan iddianamede sanıkların, yakınan …’a karşı yağmaya kalkışma eylemi ile ilgili bir olay anlatılmadığı gibi, bir sevk maddesinin gösterilmesi de bu yönde usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davasının var olduğunun kabulüne olanak sağlamadığı düşünülmeden, mağdur …’a yönelik yağmaya kalkışma suçu ile ilgili ise usulüne uygun bir dava açılmadığı gibi bu yönde usulü eksiklik dahi giderilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yargılamaya devamla duraksamalara neden olacak şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi