YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1162
KARAR NO : 2015/41134
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
Tebliğname No : Kanun Yararına Bozma-2015/33519
Hırsızlık suçundan sanık M.. K..’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/2, 522 ve 81/2. maddeleri uyarınca 4 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/1991 tarihli ve 1990/889 esas, 1991/563 sayılı kararının Dairemizin 15/10/1991 tarihli ve 1991/5396 esas, 1991/6417 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip kararın infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hükümlü lehine olduğu gerekçesi ile yeniden hüküm tesisine yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 20/12/2006 tarihli ve 1990/889 esas, 1991/563 sayılı ek kararının temyizini müteakip, Dairemizin 25/11/2009 tarihli ve 2007/11080 esas, 2009/15578 karar sayılı ilamı ile tebligat ve kanun yolu bilgilerindeki eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahali mahkemesine iadesine ilişkin ilamında belirtilen hususların yerine getirilmesini müteakip, kısmi iade ve uzlaşma hükümlerinin dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğinden bahisle anılan kararın bozulmasına dair Dairemizin 11/09/2012 tarihli ve 2011/16689 esas, 2012/15163 karar sayılı ilamına müteakip, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonucunda zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair ADANA 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2012 tarihli ve 2012/1111 esas, 2012/1359 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 22/01/2015 gün ve 2014/1985/5272 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2015 gün ve KYB/2015/33519 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30/03/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize 14/04/2015 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmemiş olduğundan
bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine konu hükümdeki nitelendirmeye ve uygulama maddelerine, Yargıtay Kanununun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19/01/2015 tarih ve 2015/8 sayılı iş bölümüne ilişkin kararına göre; işin incelenmesi Yüksek 13. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın incelenmek üzere adı geçen Daireye GÖNDERİLMESİNE, 04/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.