Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/1551 E. 2015/42988 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1551
KARAR NO : 2015/42988
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 6 – 2015/100546
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2014
NUMARASI : 2014/25 (E) ve 2014/403 (K)
SUÇLAR : Yağma, İftira, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2015 gün ve 2015/100546 Sayılı tebliğnamesinde, her ne kadar sanıklar Y.. Ş.., K.. B.. ve D.. B.. hakkında görüş belirtilmiş ise de; katılan vekilinin dosya içerisinde yer alan ve temyiz başvurusunun yasal süresinden sonra verilen 14.01.2015 tarihli dilekçesinde sanık savunmanının temyizine karşı cevaplarının yer aldığı, katılan vekilinin herhangi bir temyiz başvurusunda bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz kapsamının sanık E.. A.. hakkında yağma, iftira ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik olarak sanık E.. A.. savunmanının temyizi ile sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;

Sanık hakkında, Kadıköy 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 25.09.2009 gün 2009/101 Esas ve 2009/949 karar karar sayılı kararla verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karar için 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine yerinde ihbarda bulunulması olanaklı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında iftira suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin “TCK 269/3-a” yerine “TCK 267/3-a maddesi” olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yakınan M.. T..’ün aşamalardaki ifadelerine göre, sanığın yağma suçunu gerçekleştirirken elini beline götürüp tornovidayı göstererek “seni deşerim” şeklinde tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında ve tornovidanın, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-f maddesinin 4. bendi uyarınca, saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile yapısı itibariyle fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olması özelliğiyle silah olarak kabullü gerektiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanığın tekerrüre esas sabıkası nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 58/6. madde ve fıkrası uyarınca, mükerrirlere göre infaz rejimine karar verilip ve anılan yasanın 58/7.madde ve fıkrası uyarınca süre belirtilmeksizin denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, infaz yetkisini sınırlayacak biçimde “1 yıl süre ile” denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. A.. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “1 yıl” sözcüğünün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.