Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/1693 E. 2017/2943 K. 12.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1693
KARAR NO : 2017/2943
KARAR TARİHİ : 12.07.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a) Mağdurun kol çantasını asılarak zorla alan ve olaydan yarım saat kadar sonra tanık … tarafından yakalanarak mağdurun yanına getirilen sanığın çantanın içinden aldığı cep telefonununu mağdura sim kartı olmaksızın geri verdiği, çanta sorulunca onu da attığı çöp kutusunu söyleyerek yerini gösterdiği, bu şekilde içinde 50.-TL para alınmış çantanın mağdura teslim edildiği, mağdur 07/11/2013 tarihli duruşmada olaydan dolayı 50.-TL zararının olduğunu, çantasının zarara uğradığını, ancak zarar talebinin olmadığını, sanıkla uğraşmak istemediğini ve şikayetçi olmadığını açıkladığı, sanık ise yaptığı eylem nedeniyle pişmanlık duyduğunu ifadeyle aşamalarda bu yönde davranışları yansıtması dikkate alındığında sanık tarafından rıza ile gerçekleşen iadenin kısmi nitelikte kalması karşısında mağdurdan TCK.nın 168. madde gereğince sanık hakkında kısmi, iade nediyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı yönünde açıkça beyanı saptanıp, sonucuna göre anılan yasa hükmünün uygulama koşullarının takdiri gereği dikkate alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi ve bu hususun karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b)Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle, atanan savunmana ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,

c)5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3. maddesi gereğince sanığın belirtilen yasal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, şartla tahliye halinde alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin konulan yasaklılığın 53/3.maddesi gereğince kaldırılmasına, yasaklılığın cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürdürülmesine, karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.