Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/1921 E. 2015/44312 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1921
KARAR NO : 2015/44312
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tefecilik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralamaya azmettirme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2012 ve 07/05/2015 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1) Dosya içeriğine göre, tefecilik suçlarının doğrudan zarar göreni olan yakınan Maliye Hazinesi’nin, CMK’nın 233 ve 234.maddeleri gereğince usulüne uygun bir şeklide davadan haberdar edilip katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi sağlanmadan, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,

2) Yağma suçu, TCK’nın 148. maddesinde düzenlenmiş, aynı Kanunun 149.maddesinde suçun nitelikli hallerine, 150. maddesinde ise daha az cezayı gerektiren haline yer verilmiştir. Buna göre;

İddianamede “Sanık …’nın suç tarihinden önce yakınan … aracılığıyla yakınanın kayınbiraderi…’a kazanç elde etmek maksadıyla faiz karşılığı ödünç para verdiği, sanık … alacağını faiziyle birlikte tahsil edememesi üzerine ödünç para verdiği …’nin yanına suç tarihinden birkaç gün önce gittiği ve …’den para istediği, …’nin söz konusu yakınan … aracılığıyla gönderdiğini beyan ettiği, bunun üzerine sanık … alacağını almak için yakınan … sıkıştırmaya başladığı, 07/09/2007 tarihinde para alışverişine
aracılık eden yakınanı arayarak buluşma teklif ettiği, sanık …’ın kimliği tespit edilemeyen iki şahıs ile birlikte yakınan ile buluştuktan sonra onu araca bindirip … köyü yolu üzerinde yer alan bir meyve bahçesine götürdükleri, burada sanık …’ın azmettirmesi ile kimliği tespit edilmeyen kişilerce yakınanın darp edildiği, olay nedeniyle yakınanın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, daha sonra yakınanın sanık … ve suç arkadaşları tarafından diğer sanık …’nın evine götürüldüğü ve alıkonulduğu, sanıklar … ve …’in burada sanık …’a yardım ettikleri, yakınanın 1 gece sanık …’e ait evde alıkonulduğu, ertesi gün 08/09/2007 tarihinde kimliği tespit edilemeyen 2 şahsın yakınanın bulunduğu eve gelerek sanık …’ın yönlendirmesiyle yakınanın kafasına silah dayayarak yakınana zorla 2 adet 20.000.00 TL’lik senet imzalattıkları, devamında yakınanın serbest bırakıldığı” şeklinde olayın ifade edildiği ve sanıklar hakkında yağma suçunun daha az cezayı gerektiren hali olan TCK’nın 150.maddesi yollamasıyla 106/2-a,c, 86/1, 87/3, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan TCK’nın 109/1, 3-b ve tefecilik suçundan TCK’nın 241.maddeleri gereğince dava açıldığı anlaşılmıştır. İddianame içeriğine göre, yağma suçunun daha az cezayı gerektiren hali ile ilgili yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerektiği, anılan suç ile birlikte işlenen suçlar yönünden de davaların birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu eylemlere ilişkin kanıtların bir bütün halinde takdir ve tartışılmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan …. ve Maliye Hazinesi vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.