Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/5089 E. 2017/5738 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5089
KARAR NO : 2017/5738
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan TCK.nun 53.maddesi ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının, infazda gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,

5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘792.-TL zorunlu müdafiilik giderine’ ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık …’in, yakınan …’ı ‘seni yaşatmam’ diye tehdit edip, zorla araca bindirdikten sonra pazar mevkiine götürüp, yakınanın üzerinde bulunan 280.-TL paranın 150.-TL’sini alıp, kalanını yakınana iade ettiği, bu suretle sanığın kısmi iadede bulunduğunun anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği hususu yakınandan açıkça sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nun 168/3-4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunun takdiri gerektiği gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.