YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6397
KARAR NO : 2016/3
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
Tebliğname No : 6 – 2015/299907
MAHKEMESİ : Boyabat Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2015
NUMARASI : 2015/23 (E) ve 2015/49 (K)
SUÇ : Yağma, tehdit, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ve savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmedilen cezaların süresine göre; duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanık R.. Ç.. ve savunmanı Av. M.. T..’ın duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE,
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık H.. Y.. hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Sanıkların, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
2-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit oranda” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. Y.., sanık R.. Ç.., sanıklar H.. Y.. ve R.. Ç.. savunmanı Av. H.. İ.. ile sanık R.. Ç.. savunmanı Av. M.. T..’ın temyiz dilekçelerinde, sanık H.. Y.. savunmanı Av. M.. E..’in ise, temyiz dilekçeleri ile duruşmada ileri sürdükleri itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA; bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddenin uygulanması ile yargılama giderlerinin dayanışmalı alınmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine sırasıyla, “Sanığın, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” ve “Sanıklar için ortak yapılan 80.15.-TL yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 20.01.2016 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.