YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9039
KARAR NO : 2016/4995
KARAR TARİHİ : 13.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını ihlal, Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 27/11/2012 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre; alışverişe gittikleri için evde olmayan mağdurlar … ve …’ın oturduğu apartmana gündüz vakti hırsızlık yapmak için giren sanıkların, mağdurların daire kapısının kilit göbeğini söküp eve girdikleri, aldıkları eşyaların bir kısmını apartmanın giriş kapısına getirip, bir kısmını üzerlerine aldıkları, sanık … evin içindeyken, sanık …’ın evden aldığı bir çift küpe, cep telefonu ve kol saati ile birlikte apartmanın girişine geldiği, mağdurları görünce apartmana girmelerini engellemek için giriş kapısını içeriden ittirdiği, mağdur …’nin kapıyı dışarıdan iterek açması üzerine evden aldığı eşyalarla birlikte mağdurlara karşı herhangi bir cebir ve tehdit uygulamadan binadan çıkıp gittiği, bu sırada sanık …’nin evden aldığı bilgisayar kasası ile merdivenlerden inerken mağdurlar ile karşılaşınca elindeki bilgisayar kasanını yere bırakıp, üzerinde evden aldığı ve bir çoraba koyduğu müşteki …’ye ait nüfus cüzdanı, 26,50.-TL para, kilit göbeği ve muhafazası, metal çakmak kabı ve kol saati olduğu halde kaçmak için kapıya yöneldiği, kolundan tutan mağdur … ile kızı …’yı darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıktan sonra kapıyı açıp üzerindeki eşyalarla birlikte kaçtığı, kaçarken polisi fark edince çorap içine koyduğu para ve eşyaları yere attığı, polis tarafından yakalandığında yapılan üst aramasında mağdura ait kol saatinin ele geçirildiği, polis tarafından kimliği belirlenen sanık …’ın ise ertesi gün evine gelen polislere olayı doğrulayarak mağdurların evinden aldığı küpe, saat ve cep telefonunu teslim ettiği, hal böyle olunca sanık …’ın eyleminin betimlenmesinde isabetsizlik bulunmadığından, düzeltme ve bozma dışında bu sanık yönünden diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, sanık … hakkında suçun vasfındaki yanılgı ve 5237 sayılı TCK’nın 149/1 maddesinin “d” bendinde 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile yapılan düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğuyla bozma dışında bu sanık yönünden de diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş olmakla yapılan incelemede;
A- Sanıklar …’ın, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hükümlülüğüne dair kararın yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklarından kendi alt soyu dışındaki kişiler yönünden cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçu için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesi yazılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklar … ve …’ın hırsızlık, sanık …’ın konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hükümlülüklerine dair kararların yapılan temyiz incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1- Sanık …’ın, her hangi bir arama kararı olmaksızın evine gelen polis memurlarına olayı doğrulayarak mağdurların evinden aldığı bir çift altın küpe, bir cep telefonu ve kartı ile bir adet saati rızasıyla iade ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2- Sanık …’ın mağdurların evinden aldığı …’ye ait nüfus cüzdanı, 26,50.-TL para, kilit göbeği ve muhafazası, metal çakmak kabı ve kol saatiyle binadan ayrılmak istediği sırada, duruma müdahale eden mağdurları darp edip basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık olarak başlayan bu aşamada yağma suçuna dönüşen eylemin, olayın geçtiği yer bakımından suç tarihi itibariyle ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
3- 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle konut müştemilatı da 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin “d” bendinin kapsamına alındığından, sanık …’ın konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden anılan yasa değişikliği nedeniyle lehe yasanın belirlenmesi için yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4- Sanıkların kasten işlemiş oldukları suçları için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklarından kendi alt soyu dışındaki kişiler yönünden cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
5- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin, “sorumlulukları oranında ayrı ayrı” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanık …’ın kazanılmış hakkının korunmasına, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.