Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/9334 E. 2016/4659 K. 01.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9334
KARAR NO : 2016/4659
KARAR TARİHİ : 01.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, Nitelikli yağmaya kalkışma, Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık hakkında katılan …’a yönelik “nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ile “6136 sayılı Yasaya aykırılık” suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini, silahla işlediğinin anlaşılması karşısında; TCK’nın 109/3-a maddesinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Sanığın, adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/55 Esas ve 2008/152 Karar sayılı ilama konu suçu işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
2-) Sanığın, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a, b, c, d, e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140, 2015/85 esas ve karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. ve 58. maddelerinin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine, “Sanığın, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini, mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık hakkında mağdur …’ye yönelik “nitelikli yağmaya kalkışma” ile katılan …’a yönelik “konut dokunulmazlığını ihlal” suçlarından kurulan hükmün incelenmesine gelince;

1-) Olay gecesi, sanığın, evine gitmek üzere yalnız başına yürümekte olan yakınan …’ye “bana 50.-TL para ver” demek suretiyle suç kastını ve iradesini değer olarak da az olan miktara özgüleyerek yağmaya kalkıştığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,

2-) Sanık …’un, olay gecesi, yolda yürüyen mağdur …’ye silah çektiğinde, buna karşı koyan mağdurun kafasına silahın kabzası ile vurmak suretiyle zorla parasını almaya kalkışması şeklinde gerçekleştirdiği somut eyleminde; sanığın, mağdur …’nin yürüdüğü yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek biçiminde bir hareketinin bulunmadığı ve bu bağlamda “yol kesmek” den söz edilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin uygulama koşulları oluşmayan (d) bendi ile de hüküm kurulması ve ayrıca yağma suçunu silahla işlediği anlaşılan sanık hakkında aynı maddenin (a) ve (h) bentleri yerine (d) ve (h) bentlerinin uygulanması;

3-) Sanığın, mağdur …’ye yönelik yağma eylemini, silahla ve gece vakti işlediğinin anlaşılması karşısında; olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza uygulaması yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

4-) Yağma suçunun, katılan …’a ait konutta işlendiği ve bu haliyle konut dokunulmazlığını ihlal eyleminin müstakil bir suç oluşturmayıp yağma suçunun unsuru olduğu düşünülmeden, TCK’nın 116/4 ve 119/1-a maddeleri ile hüküm kurulması,

5-) Sanığın, adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/55 esas ve 2008/152 karar sayılı ilama konu suçu işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,

6-) Sanığın, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a, b, c, d, e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140, 2015/85 esas ve karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.