YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9691
KARAR NO : 2016/2144
KARAR TARİHİ : 21.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 13/11/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Oluş ve dosya kapsamına göre, bir süre parkta oturup sohbet ettikten sonra sanığa telefonunu rızası ile veren müştekinin telefonun geri istemesi üzerine elindeki bıçağı göstererek, “10′ a kadar sayıyorum, ardına bakmadan koş” diyerek tehdit edip telefonu vermeyen sanığın eyleminin, bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakma şeklinde gerçekleşen yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık ve silahla tehdit suçlarından hüküm kurulması,
2-) Müştekinin, kendisini … olarak tanıttığını söyleyen sanığı fotoğrafından teşhis etmesi; aşamalardaki savunmalarında sanığın, “… ‘in amcasının oğlu olup birbirlerine benzediklerini ve yüklenen suçu işlemediğini” savunması karşısında; anlatımlarda adı geçen … ‘in temin edilememesi halinde fotoğrafının temin edilmesi suretiyle sanığın savunmalarını doğrulayıp doğrulamadığının tespiti ve gerekirse müştekiye her iki şahsın fotoğrafı birlikte gösterilerek teşhisin bu şekilde yaptırılması tereddüde yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.