YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5430
KARAR NO : 2018/7303
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözüm şeklinde özellikler vardır.
O halde önce olay öğrenilmelidir.
Olay belirlendikten sonra buna uygulanacak norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi olayda durum tespiti, hukuki durumunda tespitidir. Olayın fail ve/veya failleri ve bunların ceza hukuku karşısındaki sorumlulukları öncelikle olayın belirlenmesi ile mümkündür.
Olay ise deliller ile öğrenilebilir. Delillerin gösterdiği objektif bakımdan bir ihtimaldir. İhtimal belli dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır.
Şüphe yerini kanaate bıraktığında, ispatta belirlilik ortaya çıkar. Yani belirliliğe şüphenin yenilmesi ile ulaşılır.
Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Buna ulaşılacak araç ise delillerdir. Deliller; samimi açıklamalar, tanık beyanı, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, tutanaklar, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler olarak ayrıma tabi tutulabilir. Suç konusu ve/veya alet olayın parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eser belirti delil
olup, olayı temsil eden dolaylı delildir. Bütün ispat araçları delildir. Tüm deliller eş değerdedir. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığı delillerin yorumu ile saptanır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını sonuca ulaştığını gerekçedeki mantıksal kronolojik dizi ise iddia, savunma, kanıtlar ve kanıtların yorumu ile sabit görülen eylem, ihlal edilen norm ve bunun yorumu ile ulaşılan sonuçla hüküm şeklinde olmalıdır.
Delil, hukukta sıkı ispat kuralı kabul edilmiştir. Deliller zümresinde tanık ceza muhakemesinde anlatımı önemli bir yer işgal etmektedir. Tanık olayın tarafı olmayan ve olay ile ilgili olarak beş duyusu ile edindiği bilgileri açıklayan kimsedir. Tanığın beyanı önemi gözlemlenen maddi vakaları bizzat açığa kavuşturabildiğinden kaynaklıdır. Hakim tecrübelerine dayanarak tanığın beyanının sağlamlığını denetler. Hakim ispat konusunda mantık kuralları ile de bağlıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
Katılan …’ın olayın hemen akabinde 02.07.2009 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle: “…30.06.2009 günü saat 15.00 sıralarında isimlerini… ve …olarak bildiğim iki şahıs çay ocağıma gelip beni rahatsız ederek ellerindeki ekmek bıçağıyla beni tehdit ettiler. Bugün saat 17.30 sıralarında iş yerimde damadım… de olduğu halde iş yerime gelerek bana ‘Bu iş yerini kapatacaksın’ dedi ve beni boğazımdan tutarak zorla iş yerinin içine götürdü, bu sırada…’e de vurmaya başladılar. Bu sırada… ve …’ın yanında iki kişi daha vardı, arbede sırasında bu iki şahıs da bana ve damadıma elleri ve ayaklarıyla vurdu. Bu şahıslar bize ‘Polise gitmeyin, yoksa sizi öldürürüz’ dediler, ben fırsatını bulup kaçarak polise haber verdim. …ve … isimli şahıslar bana elleri ve ayaklarıyla vurdular, bu şahıslar polis merkezinde dahi beni şikayetçi olmamam konusunda tehdit etti.” şeklinde beyanda bulunduğu; katılanın … 4. Sulh Ceza Mahkemesindeki 15.03.2010 tarihli oturumdaki beyanında ise, “…Saat 17.00 sıralarında sanıklar …ve … bana ait çay ocağına geldiler, yanlarında iki kişi daha vardı, ben damadım… ile çay ocağının önünde oturuyordum, başka müşteriler de vardı, …’in belinde bıçak vardı, Sedat’ın da elinde bıçak vardı. …beni boğazımdan tutup içeri soktu, diğerleri de içeri girdi, … de damadımı yakasından tutup içeri soktu, belindeki bıçağı da eline almıştı. …elinde bıçak olduğu halde bana ‘Bizi göreceksin’ diyerek haraç istedi, ben sessiz kaldım, bir şey demedim. Bunun üzerine …‘Burayı kapatacaksın’ dedi. Ben Sedat’ın elinden kurtulup polisi aradım. Olay sırasında …beni yere yatırdı, yerde tekme ve eliyle bana vurdu. … de damadıma vurdu. Olay sırasında … ‘Polise gitmeyin, sizi öldürürüz’ diye tehdit etti. Bu olaydan 2 gün önce 30.06.2009 günü saat 15.00
./..
sıralarında …ve … ellerinde bıçaklarla bana ait çay ocağına gelip bıçak gösterip ‘Bizi göreceksin’ diyerek tehdit yoluyla haraç istemişlerdi, ben o zaman da sessiz kalmıştım. Ben poliste ifade verirken olay günü sanıkların ellerinde ve üzerinde bıçak olduğunu söylemiştim, her nedense polis bunları tutanağa yazmamış.” şeklinde beyanda bulunduğu; katılanın Ağır Ceza Mahkemesindeki anlatımlarında da … 4. Sulh Ceza Mahkemesindeki anlatımlarına benzer beyanda bulunduğu;
Bozma ilamından sonra katılan …’in 17.12.2015 tarihli ifadesinde; “Ben o tarihlerde beyinden ameliyat olmuştum, hap kullanıyordum, ilk karakola gittiğimde olayı ayrıntısı ile anlatamadım, daha sonra mahkeme aşamasında ayrıntısı ile anlattım, çay ocağını ben işletiyordum, damadım … benim yanıma misafir olarak gelmişti, benim işlettiğim çay ocağı oyun oynanan bir yer değildi, hiçbir şekilde kumar oynatmam söz konusu değildi, ayrıca alan itibariyle de oyun oynanacak bir yer değildi, ufak bir çay ocağıydı, benim duruşma aşamasındaki beyanlarım doğrudur” şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Katılan …’ın olayın hemen akabinde 02.07.2009 tarihinde kollukta alınan beyanında: “…Saat 17.30 sıralarında çay ocağı işleten kayınpederim İbrahim’in yanına geldim, yaklaşık yarım saat sonra isimlerini daha sonra öğrendiğim … ve …isimli şahıslar çay ocağına geldiler ve direkt kayınpederim İbrahim’e ağza alınmayacak küfürler ettiler ve ‘Seni öldürürüz’ diyerek tehdit ettiler, benim üzerime gelip ‘sakın polisi arama’ diyerek boğazıma saldırıp her ikisi elleriyle bana vurmaya başladılar, kayınpederim araya girmeye çalıştı, ona da vurarak dışarı çıktılar, dışarı çıkarken de ‘Ananızı bacınızı s.keriz, sizi öldürürüz’ diyerek tehdit ettikten sonra oradan ayrıldılar. Olay sırasında …isimli şahısın elinde tam olarak tarif edemediğim bir bıçak vardı, bana karşı kullanmadılar, kayınpederime karşı kullanıp kullanmadıklarını da bilmiyorum. Ben bu şahısları tanımıyorum, ilk kez gördüm. Şahıslar polis karakolunda da kayınpederimi tehdit ettiler.” şeklinde beyanda bulunduğu; katılanın … Sulh Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesindeki anlatımlarının da benzer nitelikte olduğu; Mahkeme bozma ilamına uyduğu halde katılan …’ın tekrar ifadesine başvurmadığı,
Sanıkların ise aşamalardaki savunmalarında yağma iddiasını kabul etmeyip özetle; “…Kendisini daha önceden tanıdıkları İbrahim’in çay ocağına gittiklerini, kumar oynamak istediklerini, İbrahim’in ‘Kumar oynatmayacağını’ söylemesi üzerine aralarında tartışma çıktığını, kimseye vurup tehdit etmediklerini” beyan ettiklerinin anlaşılması,
Katılan …’in olayın hemen akabinde alınan beyanında; sanıkların “İşyerini kapatacaksın” diyerek kendisine ve diğer katılan damadı…’e elleri ve ayakları ile vurmak suretiyle darp ettikleri yönündeki anlatımı, sonraki aşamalarda, sanıkların kendisinden haraç almak amacı ile bıçakla tehdit edip dövdükleri yönünde değişerek geliştirdiği beyanı, olay yerinde olup gelişmeleri birebir yaşayan diğer katılan …’in aşamalardaki beyanlarında ise, sanıkların, katılan … ve kendisini darp edip ölümle tehdit ettiklerini ama sanıkların niçin bu şekilde davrandıklarını bilmediği yönündeki beyanları dikkate alındığında, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bu yöndeki aykırılık giderilmeden gereğinde katılan …’in 15.03.2010 tarihli … Sulh Ceza Mahkemesindeki beyanında, olay sırasında müşterilerin de bulunduğunu belirtmesi dikkate alındığında da, öncelikle bu kişilerin açık kimlik ve adresleri saptanıp olayla ilgili antlı beyanları tespit edilip, iddia ve savunmanın bir bütün olarak değerlendirilip birini diğerine üstün kılan nedenler denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan eksik soruşturma ile yetinilip genel geçişli ifadelere yer verilerek, duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanıklar … ve … savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
…