YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5541
KARAR NO : 2019/2110
KARAR TARİHİ : 02.04.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Hakaret
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
21.11.2014 günlü oturumda, 03.05.2001 doğumlu olup 15 yaşını tamamlamamış olan mağdur …’ın kanuni temsilcisi olan annesi …’ın, şikayetten vazgeçtiğine dair sunduğu 04.08.2014 havale tarihli dilekçenin kendisine ait olduğunu belirtip, “Ben şikayetten vazgeçiyorum, zarar talebim yoktur.” şeklindeki, mağdur …’ın da benzer yönde “Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum.” şeklindeki beyanlarını takiben, mağdura 5271 sayılı CMK’nin 234/2. maddesi gereğince atanan zorunlu müdafii Av. …’in “Mağdur lehine olarak davaya katılma talebimiz vardır.” şeklinde açıklamada bulunması ile aynı celsede “Mağdur …’ın yaşı ve zorunlu vekil atanması olguları gözetilerek vekilinin talebinin kabulü ile müdahil, vekilinin müdahil vekili olarak kabulüne,” karar verildiği; 11.02.2015 günlü oturumun (4-) numaralı ara kararında bir kez daha aynı yönde katılma kararı verildiği; 30.09.2015 günlü karar oturumunda ise; “2- Mağdur ve müşteki şikayetçi olmadığından mağdur …’ın katılan sıfatının kaldırılmasına” karar verildiği;
Kanuni temsilcisi ile mağdura CMK’nin 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde, kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği ve mağdurun kanuni temsilcisinin herhangi bir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; mağdur … vekili Av. …’in temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 02/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.