YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6132
KARAR NO : 2017/4777
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan aşamalarda alınan beyanlarında özetle, “2012 yılı altıncı ayında … Köyü Kalkındırma Derneği’nin yaptığı ihale sonucunda iddianamede bahsedilen kahvehanenin işletmesini devraldım, önceki işletmeci olan….a kahvehanedeki masa sandalye, televizyon, çay ocağı gibi eşyalar için 1500 TL ödeyecektim, bu parayı 3 ayda aylık 500 TL’lik taksitlerle ödeyerek 1500 TL borcumu bitirdim. 31.12.2012 günü saat 22:00 sıralarında önceden tanıdığım … yanında iki kişi olduğu halde işlettiğim kahvehaneye geldi. …n torunu …’dan 500 TL alacağı olduğunu söyleyip bu parayı istedi. Ben de borcumu …’ya ödediğimi, alacağını gidip onlardan alması gerektiğini söyledim. Bunun üzerine sanık … ‘Ben gelip gittiğimde benim haracımı vereceksin’ dedi ve kahvehaneyi kendisine devretmemi söyledi. ‘Sen bu kahvehaneyi neden devraldın, ben devralacaktım, sen madem burayı devraldın bana günlük haraç vereceksin, haraç vermezsen bu kahvehaneyi bana devret’ dedi. Ben ‘kahvehaneyi sana devretmem’ dedim. Birlikte geldiği … da yanımıza geldi ve …’a ‘Dayı kağıtları aldın mı’ dedi. … almadığını söyleyince bu şahıs ‘Sıkalım mı kafasına’ dedi. … ise ‘Sen git ben hallederim’ dedi. Ben de korktuğum için 100 TL para çıkardım ve …’a verdim. … 100 TL’yi aldıktan sonra ‘Ben bir daha gelirim’ diyerek kahveden çıktı” dediği,
Sanık …’ın savunmalarında “Benim …’un işlettiği kahvehaneye gitme sebebim ondan alacağım olan 500 TL parayı istemekti. Bu alacağımın nedeni ise …’un işlettiği kahvehaneyi devraldığı …’dan 500 TL olan alacağımı kendisinin ödeyeceğini taahhüt ederek kahvehaneyi devralmasıdır. Bu alacak için kendisi ile daha önce de defalarca görüştüm ve bana Ekim 2012 ile Kasım 2012 tarihinde iki taksitte ödeyeceğine söz vermişti. Olay günü …’un kahvehanesine gittim. Ben hiç alacağımı istemeden ‘100 TL vereyim sana buraya kadar gelmişsin mazot paran çıksın’ dedi ve 100 TL para verdi. Ben de ‘Ben seni zaten üç aydır bekliyorum, 100-200 daha ver yanımda arkadaşlarım var yılbaşı gecesi eğleneceğiz’ dedim. … ise bana ya üç ay sonra gel hepsini al ya da arada ayda bir geldikçe 50-100 alırsın’ dedi” şeklinde beyanda bulunduğu,
…’nın, sanık ile aralarında borç ilişkisinin bulunmadığını belirttiği,
Dairemizin 2014/13377 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/2315-184 sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında …’a yönelik 13.01.2013 tarihli yağmaya kalkışma suçundan dava açıldığı, iddianame içeriğine göre sanığın …’un işlettiği kahvehaneye gelerek bu kişiye hitaben “Seni bu gün de öldürürüm, yarın da öldürürüm, seni çınar ağacına asarım, bu köye ibret olursun, bu kahvehaneyi sana yar etmem, günlük haracımı vereceksin” dediği, araya girenlerce uzaklaştırıldığı olayla ilgili olarak Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.06.2013 gün ve 2013/104-200 sayılı kararı ile TCK’nın 149/1-c-d-h, 35/2 maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
Her iki dava dosyası arasında sanık …’ın eylemlerinin 500 TL’nin alınmasına yönelik tek yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı noktasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan, dava dosyalarının birleştirilmesi, delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre suça vasıf verilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinde düzenlenmiş olan “takdiri indirim nedenleri” cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören yargısal bir kişiselleştirme kurumudur. Bu maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken mahkemece gerekçe gösterilmeli ve bu gerekçe sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Yasal, yeterli ve geçerli bulunmayan bir gerekçeye dayanılarak istemin reddine karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine de aykırı olup, uygulamada keyfiliğe yol açabilir. Bu takdir, mutlaka olayla uyumlu olmalı, yargıcın soyut kanıtlarına değil, sanığın kişiliğinde var olan nedenlere dayanmalıdır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık …’ın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği ve adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği, sanığın adli sicil kaydının, dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliğinin de bulunmadığı, sanık savunmanı tarafından son celse sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasının talep edildiğinin anlaşılması karşısında ve yukarıdaki açıklamalar ışığında adli sicil kaydı bulunmayan sanık ile ilgili olarak olumsuz kişiliğine ilişkin inanca hangi somut verilere dayanarak ulaşıldığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan kanunda öngörülen kriterlerin değerlendirilmesine yer verilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.