Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2016/6163 E. 2018/7811 K. 11.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6163
KARAR NO : 2018/7811
KARAR TARİHİ : 11.12.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükümde; sanığın adının “…” olarak yanlış yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş; 18.06.2014 günü kabul edilen 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce işlenen suç tarihinde, nitelikli yağma suçunu yaptırıma bağlayan, 5237 sayılı TCK’nin 149. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde “Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde” ibaresine yer verilip, ayrıca “Eklentiden” bahsedilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 2. maddesinin 3. fıkrasındaki “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü uyarınca, eklenti sayılan, apartman merdiveninde gerçekleştirilen yağma suçunun, 5237 sayılı Yasanın 149/1-d bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 149/1-a-c ve 116/1, 119/1-c maddesi ile uygulama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde uygulama yapılmış ise de, temyiz davasının incelemesi sırasında vaki aykırılıklara karşın uygulamanın lehe olup sonuç cezaya etkili olmadığı anlaşıldığından, anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca tekerrür uygulamasına esas alınan Bursa 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/814- 2012/819 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 12.02.2013 olduğunun anlaşılması karşısında, kesinleşme tarihinden önce işlenen suçun mükerrirlik uygulamasına esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-) Sanığın, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nin 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK’nin 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK’nin 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53/1-b maddesinde yazılı, “Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında “Tekerrür uygulamasına” ilişkin bölümün çıkarılması, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine,”Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nin 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.