YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6396
KARAR NO : 2019/3807
KARAR TARİHİ : 19.06.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık … savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yasal süresinde ileri sürülmediğinden sanık … savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I- Sanık … hakkında mağdur …’e karşı yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre TCK’nin 53. madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında katılanlar … ve …’e karşı yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde:
Katılan …’in, sanıklar …’in şikayet tarihinden geriye dönük 3 yıllık süre zarfında belli miktarlarda zorla para aldığını, sanık …’in talimatıyla sanığın anne ve babası olan sanıklar … ve …’nin hesaplarına farklı miktarlarda para yatırdığını, bu ödemelere ilişkin dekontların bulunduğunu iddia etmesine karşın,
Sanık …’ın, katılanın silah alması için kendisine 2.500 TL para verdiğini, daha sonra silah almaktan vazgeçip parayı istemediğini söylediğini, bir süre sonra bir takım borçları nedeniyle katılandan para istediğini, katılanın da “Sen benim kardeşimsin” diyerek isteği ile para verdiğini, kredi kartı açma yasağı olduğundan katılanın paraları sanık …’ın hesabına yatırdığını, katılandan zorla para almadığını,
Sanık …’ın, katılan …’ın yanına gelerek “Ben …’e yardımcı olacağım, ona ağabeylik yapacağım, borçlarından kurtaracağım, bunu karşılıksız yapacağım” dediğini, daha sonra katılanın 30.000 TL para verdiğini, bu parayı neden verdiğini sorduğunda, katılanın bir liste vererek “Bunlara dağıt” dediğini, kendisinin de paraları listedeki kişilere dağıttığını, katılandan zorla para almadığını,
Sanık …’ın, katılan … ile oğlu olan sanık …’in aracılığı ile tanıştığını, oğlu sanık …’in talimatıyla Yapı Kredi Bankası Yerköy Şubesi’nde bulunan hesabına gelen paraları çekip sanık …’e verdiğini, sanık … ile katılan … arasında nasıl bir ticari ilişki olduğunu bilmediğini, sanık …’in bu paraları katılan …’ın gönderdiğini söylemediğini, hesabına en son gelen parayı kızından katılan …’ın gönderdiğini öğrenmesi üzerine katılan …’ı arayıp “sen bu paraları babanın hayrına göndermiyorsun, oğlumun başına bir şey gelirse ilk olarak senin ismini polise vereceğim, benim ciğerim yanacaksa senin de ciğerin yansın” dediğini, katılandan zorla para almadığını, sanık …’in de zorla para istediğini duymadığını ifade ettikleri,
Sanık …’ın banka hesabının hangi tarihte açıldığının, hesap hareketlerinin, sanık …’in kredi kartı açma konusunda herhangi bir yasağı olup olmadığının tespit edilemediği gibi, sanık …’in katılan …’ın paraları dağıtmasını söyleyip verdiğini belirttiği liste hususunda herhangi bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılan dosyada;
Öncelikle;
1) Sanık …’nin kızının açık kimliği belirlenip, olay hakkında beyanları saptanıp,
Sanık …’nin banka hesabının hangi tarihte açıldığı, katılanın hangi aralıklarla ne miktarlarla sanık …’nin hesabına para gönderdiği,
Sanık …’in kredi kartı açma konusunda herhangi bir yasağının olup olmadığı,
Sanık …’in katılan …’ın paraları dağıtmasını söyleyip verdiğini belirttiği listenin araştırılıp, gerektiğinde listede ismi geçenlerin andlı beyanı alındıktan sonra;
Sonucuna göre, sanıklar … ve …’nin hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yetinilerek sanıklar hakkında kısmen mahkumiyet kısmen beraat kararı verilmesi,
2) Sanık … hakkında ise, katılan …’ın iddiasına karşı sanığın zaman içerisinde süre gelen eylemlerinin ayrı ayrı denetime olanak verecek şekilde değerlendirilerek hukuki nitelendirme yapılması gerektiği düşünülmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde tek bir yağma suçundan hüküm kurulması,
3) Uygulamaya göre de; Sanık …’a yüklenen 5237 sayılı TCK’nin 149/1. maddesinde düzenlenen yağma suçu 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasını gerektirecek şekilde yaptırıma bağlanmıştır.
Temel cezasının belirlenmesine ilişkin ilkeler ise 5237 sayılı TCK’nin 61/1. maddesinde;
Hakim somut olayda;
1-Suçun işleniş biçimi,
2- Suçun işlenmesinde kullanılan araçlar,
3- Suçun işlendiği zaman ve yer,
4- Suçun konusunun önem ve değeri,
5- Meydana gelen zarar ile tehlikenin ağırlığı,
6- Failin kasıt veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı,
7- Failin güttüğü amaç ve saik,
Göz önünde bulundurularak ”İşlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı oranında temel cezayı belirler” şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK’nin ”Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasındaki ”Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” biçimindeki düzenleme ile de; işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbiri arasında ”Orantı” bulunması gerektiğini vurgulanmıştır.
Kanun koyucu cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hakime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir.
Hal böyle olunca;
Hakimin temel cezayı belirlerken, dayandığı gerekçe TCK’nin 61/1. maddesine uygun olarak dosyaya yansıyan bilgi ve belgeleri isabetli değerlendirdiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında; TCK’nin 149/1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında yağma suçunu işleyen sanık hakkında adalet, hak ve nesafet kuralları ve 5237 sayılı TCK’nin 3/1. maddesinde düzenlenen “Orantılılık” ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde yerinde ve yeterli olmayacak gerekçe ile temel cezanın üst hadde yakın olarak tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.