Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2016/7196 E. 2018/7304 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7196
KARAR NO : 2018/7304
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Hükmün açıklanması; Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık … hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nin 491/3, 522/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda KDZ. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2009 gün 2009/84 Esas ve 2009/126 Karar sayılı kararı uyarınca 765 sayılı TCK’nin 491/3, 522 maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezasına dair hükmün CMK’nin 231/5. madde uygulamasıyla Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 22.05.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Sanığın, öngörülen (5) yıllık denetim süresi içerisinde, 10.02.2009 tarihinde cinsel saldırı suçunu işlemesi sebebiyle hakkında, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/68 Esas ve 2015/113 Karar sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yargılama neticesinde sanığın bu suçtan 5237 sayılı TCK’nin 102/2, 102/3-c, 35/2, 62, 53 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle de evvelce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında, mahkemesine ihbarda bulunulduğu, bu kararın da usulüne uygun olarak 29.02.2016 tarihinde kesinleştiği, KDZ. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine, hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanması için duruşma açılarak 24.06.2016 tarihinde sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verildiği belirlenmiştir. İşbu kararın sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından daha lehe hükümleri içeren 765 sayılı TCK’nin 491/3, 522. maddeleri kapsamına giren hırsızlık suçunun, aynı Yasanın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu öngörülmüştür.

Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 01.03.2016 tarih, 2015/3-599 Esas, 2016/99 karar sayılı ilamında da; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin davalarda dava zamanaşımı süresinin ne zaman duracağı ve ne zaman işlemeye başlayacağını tartışmıştır. Anılan kararda; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde denetim süresi sonunda, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde ise yeni suçun işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar” hükmüne yer verilmiştir.

Olayımızda, sanık …’ın eylemine uyan hırsızlık suçunun 765 sayılı TCK’nin 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu, Aynı Kanunun 104/2. maddesi uyarınca da dava zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı halinde bu sürenin (7 yıl 6 ay) kadar uzayacağı, bu duruma göre; suçun işlendiği 17.04.2005 tarihinde başlayan dava zamanaşımı süresinin 17.10.2012 tarihinde dolduğu, ancak Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun anılan kararı nazara alındığında, sanık hakkında verilen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın kesinleştiği 22.05.2009 tarihi ile 2. suçu işlediği 10.09.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 3 yıl 3 ay 22 gün süreyle durduğunun kabulü gerektiği, bu sürenin olağanüstü zamanaşımı süresine eklenmesi halinde sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasının karar verilmesinden önce 09.02.2016 tarihinde zamanaşımına uğradığı halde mahkumiyet kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.