YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1041
KARAR NO : 2018/7940
KARAR TARİHİ : 22.11.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olmak, nitelikli yağma, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, tefecilik, dolandırıcılık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, şikayet yokluğundan düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış olup, dava zamanaşımı süresi içerisinde bu hususta mahkemesince karar vermesi mümkün görülmüştür.
I- O Yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar … ve … hakkında yakınan …’e yönelik TCK 150/1 maddesi delaleti ile hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan kurulan (1. nolu eylem) hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin temyiz itirazının ve katılan … vekilinin sanık … hakkında yakınan Mehmet Güner’e yönelik TCK 150/1 maddesi delaleti ile hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan (3. Nolu eylem) kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz itirazının değerlendirilmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12 maddesi gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraza tabi olduğundan, gereğinin itiraz merciince yapılması için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
./..
II- Katılan … vekilinin suç işlemek için örgüt kurmak ve üye olmak suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin temyiz itirazının değerlendirilmesinde;
Suç işlemek için suç örgütü kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak suçlarından açılan davada, Hazinenin suçtan doğrudan doğruya ve gerçek anlamda zarar görmesi söz konusu olmadığından, kamu davasına katılamayacağı, usule aykırı olarak verilen katılma kararının da Hazineye hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği nazara alınarak, temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III- Sanık … hakkında (1. nolu eylemde) yakınan Mustafa Dinç’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik karşı temyiz bulunmadığından; tebliğnamedeki bozma içeren düşünce benimsenmemiş olup; sanık hakkında yakınana yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Yakınan …’e yönelik yağma suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü (1. nolu eylem); yakınan…’e yönelik sanık … hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmü ile sanık … hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümleri (3. nolu eylem); Yakınan…’e yönelik sanıklar … ve … hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında 2. kez yağma suçundan (yakınana ait laptopun gasp edilmesi iddiası ile 5. nolu eylem) verilen beraat hükmü;
Tefecilik suçundan sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükmü;
Suç örgütü kurmak ve yönetmek suçundan ve bu bağlamda işlenen diğer suçlardan sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri ile suç örgütü üyesi olmak suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, TCK’nin 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
./..
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, sanıklar …, … ve … savunmanlarının, katılan … vekili, Katılan … vekili ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan kararın tebliğname gibi ONANMASINA,
IV- Yakınan…’ya yönelik (2. nolu eylem);
a- Sanık … hakkında senet yağması suçundan kurulan beraat;
b-Sanıklar …, …, … hakkında (…lakalı aracın zorla alınması) yağma suçundan kurulan beraat;
c-Sanıklar … ve … hakkında (… plakalı aracın zorla alınması) yağma suçundan kurulan beraat;
d-Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında (….plakalı aracın zorla alınması) yağma suçundan kurulan beraat hükmü ile sanıklar … ve … hakkında alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin (2. nolu eylemde); Yakınan …’a yönelik sanık … hakkında yağma suçundan kurulan beraat hükmü (4. nolu eylem); yakınan …’ya yönelik sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü (7.nolu eylem) ile sanıklar … ve … hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Yakınan Erol Çetinkaya’ya yönelik eylemde (2 nolu eylem); Aynı ilişkiden kaynaklı ve bu ilişki nedeni ile meydana gelen olaylar zincirinde; mahkum olan sanıklar yönünden mağdurun mahkemedeki ifadesinin tehdit ve baskı ile korkutmaya dayalı olduğu açıklanarak soruşturma aşamasındaki ifadesine itibar edilmesi; beraat eden sanıklar yönünden ise kovuşturmada mağdurun ifadesini değiştirdiğinin kabul edilmek sureti ile itibar edilmemesi, böylece yeterli gerekçe gösterilmeden beyanın bölünmesi ve bazı sanıklar hakkında mağdurun hazırlık beyanına, bazı sanıklar hakkında ise mahkeme beyanına itibar edilerek çelişkiye neden olunması;
Ayrıca, eylemlerin aynı ilişkiden kaynaklı olup bir bütünlük içinde geliştiği ve aynı alacak borç ilişkisinden kaynaklandığı gözetilerek; mağdurun toplam borcu ile kendisinden alınan araçlar ve senetler ile tahsil edilen paraların tespiti; verilen borç toplamı ile alınan ve tahsil edilen miktarların toplamı arasında açık bir nispetsizlik
bulunup bulunmadığının denetime olanak verecek şekilde tespit edilmesi ile her bir sanığın bu borç nedeni ile mağdurla aralarında bir hukuki ilişki doğup doğmadığının açıklanarak sonucuna göre, her bir sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yakınan …’a yönelik eylemde (4 nolu eylem); sanık …’ın yakınanın çalıştığı iş yerine yanında hakkında beraat kararı verilen ve fakat karşı temyiz bulunmadığından inceleme dışı tutulan sanık … ile birlikte giderek ‘Beni uğraştırma, senin evini biliyorum, ben bir şekilde bu parayı senden alırım, biz Siirtliyiz, ta kalkıp …’dan buraya geldik, benim paramı kimse yiyemez’ diyerek tehdit ile yakınanın aracının alınması şeklinde gerçekleşen olayda; yakınanın sanığa olan toplam borç miktarı ile tehdit ile katılandan alınan aracın değeri tespit edilerek, toplam borç miktarı ile tehditle alanın aracın değeri arasında açık bir nispetsizlik bulunup bulunmadığının denetime olanak verecek şekilde belirlenip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yakınan …’ya yönelik eylemde (7 nolu eylem); sanık …’nın yakınandan herhangi bir hukuki alacağının bulunmamasına karşın, yakınanın ve tanık Bülent Karahan’ın doğruladığı şekilde ‘Biz içeriyi de dışarıyı da iyi biliriz, biz PKK’lıyız, bu parayı sizden alırız’ şeklinde tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
4- Oluş, dosya ve iletişimin tespiti tutaklarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; sanıklar … ve …’nın, sanık … ile yapmış olduğu ve dosya arasında bulunan tape kayıtlarından; sanık …’ın, sanık … ve …’i ayrı ayrı arayarak acilen nakit paraya ihtiyacı olduğunu belirtmesi ve sanıkların da yardımcı olacaklarına dair görüşme yapmaları karşısında, bu delillere neden itibar edilmediği yeterli gerekçe gösterilip açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, …, … ve … savunmanları, katılan … vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanık …’nın 3. nolu bozma gereği 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 22/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.