Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2018/2011 E. 2020/3585 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2011
KARAR NO : 2020/3585
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mağdur sanık … ve mağdur …’un 21/01/2014 tarihli duruşmadaki katılma istemi konusunda mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören mağdur sanık ve mağdurun kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
I) Mağdur sanık … hakkında katılan sanık …’a karşı kasten yaralama eyleminden dolayı kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdur sanık hakkında hükmolunan doğrudan adlî para cezasının miktarı gözönüne alındığında 31/03/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 23/03/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde ile, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, üç bin liraya kadar olan adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, mağdur sanık müdafiinin suça yönelik temyiz isteğinin CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Katılan sanık … hakkında mağdur …’a karşı yağma ve kasten yaralama eylemlerinden dolayı kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 18.06.2013 tarih ve 2013/23568 esas sayılı iddianame ile, katılan sanık …’un suç tarihinde mağdur …’dan bıçak tehdidi ile parasını aldığı iddiasıyla yağma suçundan TCK’nin 149/1. maddesinin (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve mahkemece suçun sabit olmadığı kabul edilip, katılan sanığın yağma suçundan beraatine, kasten yaralama suçundan meşru savunma nedeniyle ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen olayda, dava konusu eylemin bir bütün halinde etkili eylem suçunu oluşturduğunun kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, açılan davada dönüşen suç türüne göre hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında iki suçu kapsayacak ve kesin hüküm oluşturacak şekilde ayrıca yağma suçundan beraat; kasten yaralama suçundan da ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
2- Katılan sanık …’un suç tarihinde evlerinin önünde beklemekte olan mağdur …’u eliyle işaret ederek yanına çağırdığı, mağdur …’ın gelmek istemediğini söylemesi üzerine de, koluna girerek cebinden çıkardığı bıçağı boğazına dayayarak,“Ver parayı” demesi üzerine, mağdurun parayı çıkartıp verdiğinin anlaşılmış olması karşısında; katılan sanığın yağma eylemi sübut bulduğu halde, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- Katılan sanık … hakkında mağdur sanık …’a karşı kasten yaralama eyleminden dolayı iddianame ile dava açılmasına rağmen hüküm kurulmaması,
4- Sanıklardan sadece …’un mahkumiyetine karar verilmesine rağmen, yargılama giderlerinin “Sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, mağdur … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.