Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2018/2562 E. 2018/7177 K. 22.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2562
KARAR NO : 2018/7177
KARAR TARİHİ : 22.11.2018

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

… … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/34 Esas, 2017/210 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanık … ve savunmanı ile sanık … savunmanının CMK’nin 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurması üzerine; … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 28/09/2017 gün, 2017/1264 Esas, 2017/1215 Karar sayılı “esastan red” kararına karşı, … ve savunmanı ile sanık … savunmanı tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası üzerine, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılıklar CMK’nin 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü;

… Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 28/09/2017 tarihli kararında hükmün “Yağma suçundan sanık … hakkında verilen 6 yıl 8 ay hapis cezası yönünden Yargıtay’a temyiz kanun yolu açık, diğer hükümler yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca kesin olarak” verildiği, bu kararın sanık …’a 20.10.2017, savunmanına 19.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği, sanık ve savunmanı tarafından kesin olduğu belirtilen hükme yönelik temyiz itirazında bulunulmadığı, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 13.11.2017 tarihinde sanık …’ın savunmanı Av. …’e yaptığı yeni tebligat ile …’nin mağdur …’ya yönelik yağma suçundan verilen 6 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası yönünden verilen istinaf kararı kesin olarak belirtilmişse de; temyize tabi olduğundan kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz hakkınız bulunmaktadır” denildiği, sanık … savunmanının aynı gün süresi içerisinde temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki red isteyen düşünceye itibar edilmemiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

T.C. Anayasası’nın 90.maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239.maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanı ile sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından savunman ücretine ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HT/ŞG